Ehli Muhabbet

Z Zafer Ardıç
0 Altın Yaprak
Şayet muhabbet deryasına dalarsa bir er, Laf-ı güzaf hastalığından uzak olur muhakkak, Susunca dil, tefekkür elbet gönülde yer eder, Ve sayfa sayfa bir kitap olur cümle âfâk. Bu deryada kulaç atan kimsenin işidir sükût, Zira 'bilen konuşmaz, konuşan bilmez' derler, Sözün değeri altın olursa, sessizlik elbet yakût, Aşıklar her dem yakûtu altına, tercih ederler. Bu yolda sefer edenin namı çoktur, sıfatı hadsiz, Zira o, hem dilsizdir, hem âmâ, üstelik de sarhoş, Ne belaya âh eder, ne de nimete eyvallah, şüphesiz, Suretperesetlar ise zanneder ki bu adamlar başı boş. Biz bir deryadayız ki, ne ölmek var, ne de boğulmak, Öldükçe dirilir, dirildikçe ölürüz, bir acaib haldeyiz, İşimiz değildir asla ona, buna, şuna ümit bağlamak, Biz her an bir başka hal içinde, şaşkın ve de mestiz. Korkudan yana bir kaygım olmasın diyorsan, gel. Bütün bağlardan kurtulup, hür olmaksa sevdan, gel, Sonsuz bir ummanda kaybolmak! ise şayet derdin, Durma, gel, dön dolaş yine bize doğru, bize gel.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.