kan çiçekleri açtıran bir ayrılık var üzerimde gitgide uzayan bir yalnızlık,gitgide kısalan bir hayat ucundan tutsam,elimde kalıyor ve her şey bayat. . .…
Dinle Eyy,bil diye yazdım.. Yeni bir öyküye koyulmuştum ki.. Sorma aşk,yine beni zerre eden sen oldun!/…
Mükrim bir zamandan Rüzgar ölüsü benizler giydim tenime…
Geçici bir üslupla süslediğim efkârımın beşik ezberi, uyutmuyor bedenimi. Kaldırım eskisi yürümeler dolanıyor yüreğimin aksak coğrafyasında. Sızlanan yaralarım, maharetsiz duruşlar…
Dinmiş adımlarla geçme üstümden Yol ver, izsiz kalayım gülüşlerimle gözlerinde Dizlerine konmuş o yaşlı titremeyi bir kenara bırak Ve yaşınla savur gençlik nöbetlerini…
bir deli hüzne hoyrat sevdam yıkılıyor derine yangın bakışlarına,rüzgar saçlarına eskittim ömrümü bahar görmemiş düşlerin dizinde uyuyan yüreğime esir düşüyor seslerin cümlesi yağm…
Bir iltifat mağduruydu gözlerin İçsiz geçirmelerden çekilmişti kirpiklerin…
isimsiz heceler düşüyor dilime ellerimden doğranmış can kırıklarım düşüyor sessizliği örtmüyor hiçbir çığlığım kanayan yerlerim alışıldık tavırlarıyla üşüyorlar…
Gurbetine dilenci niyetinde el açan sözleri.. Mızıkasından sevda sesleri çıkan birkaç iyi niyetim.. Ve kollarında saç ölüleri birikmiş çıplak nefesim……
Ayaklarıma prangalar vurulmuşcasına ağır'lanarak ilerliyorum Adımlarıma dar ömrüme uzun gelen kaldırımda…