Merhum Aşk

Z Zeyneb Özge Yazıcı
0 Altın Yaprak
Bir iltifat mağduruydu gözlerin İçsiz geçirmelerden çekilmişti kirpiklerin Mim gibi bak/tır/ma.. Neden sonra, susulmuşcasına sessizdi sözlerin!? Evvelden bir hayat çalamıyorum kendime Önüme sunulan diken efkarı yolların gezginliğinde, mübareğim!! Kaçamıyorum ellerine anka değen girdabından Dilime sürülen karanlığın ezbercisiyim!! Makamına ten sürçmüş bir ezginin kaçıncı esişisin sen!? Rüzgara söyle ,haber etsin seni önceden Yoksa, Tutunmaya yüz vermeyen bir serseriliğin ucunda sallanıyorum!! Saçlarımı bir intihar örmüş gibi Tokası civanlı bir sema! Yok yok Giderayak öldüreceksin gitmelerimi Tutma n'olur kalbimin mecalini! Bırak, ölümün keskin kokusundan üstüme bir nefer giyineyim!! Sonra fark ettim, neden bu kadar ırmaklıydı gözlerin!? Beni kendinle ödüllendiremeyecek kadar bile sevememişsin Ama yine de vicdanını üstümde gezdirmekten eksik değilmişsin! Hayret!!! Nasıl da kandırılmışım elime verilen her bir gün'le Ve daha da yakınlık hissetmişim güneş kirpiklerime gölge edince! Oysa Ne sözü tutulası bir sevda yemini var Ne de gırtlağından haykırışlar ısmarlayan bir küçük söz güllesi! Kaçar adım uzaklaşan Ve bana hala acımı körükleyen izler bırakmaya çalışan Ve hatta bütün bunlara 'hatır' ismi koyan sen değimlisin, gecenin süzülmüşü!?? Sen değimlisin. . !?? Ne istiyorsun daha, kendini avutmaktan başka Ben doğarken sana mı sormuşum! Ki bu kadar öldürmek yanlısısın?? Ben severken sana mı sormuşum! Unutulmak için bu kadar ısrarcısın?? Beceriksiz bir ayrılığın kol kanat gezdiği şu günü bir devredebilsem! Seni ,'unut/ama/mak' soyunun ayakları altında bir gezdirebilsem! Sesini kuyu bohçalarıyla ört bas edebilsem! Kendime Ve sadece yaşayabilme umudumun olduğu birkaç güne ya da saate sensiz bir giriş yapabilsem! Sonra bir türkü tutursam ağıt makamından! Dilimden 'seviyorum'ları yağmalasam! 'Keşke' dememek için o geceden iflah gözlerine son bir kez gözlerimi tükürsem! Ve gitsem. . . .!! Malub edilen sözler,kelimelerden ölü doğar ancak Merhum harflerin azizliğinde fatihalar dökülür güller yerine! Kendimden kaç parçaya daha bölünebilirim ki!? Kaç kez dirilebilirim uçurumun topuklarındaki sessizliklerden!? Sana kitabeler mercanından ayazlar bırakabilirim suskunca.. Aslında Benden uğrayacak hiçbir söze muhtaç değilsin Sadece direnemeyeceğimden emin olmak için dibimden izlemektesin bu vahşeti Korku kuşanmış bakışlarımın damlasından gönlüne içirip , içine su sermiş mi olacaksın!? Böyle mi avutacaksın kendinsizliğini!?? Yazık etme merhum'um Yazık etme ömürsüzlüğüne Elbet bensiz kalacaksın acele etme! Ecel'e itme beni hemen öyle. . . ! Maraz bir kaldırımın için/d/e adımlarım sıkışıyor Koşarak varamıyorum öte'lere…! Beni bekleyen kefen yanlısı bir soğuk var,biliyorum Saçlarım tel tel yoğrulurken mazlum/e bir eser gibi rüzgarın mevlidinde Yalanlar söyleyen diline mührümü vurdum!! Susturdum seni işte,tam da 'ben' tarafından. . . Acele ve ecel'e uğurlanan gayri bir istirahatte Sana sadece soğuk'lanabilirim. . Bir ölüden daha ne bekleyebilirsin ki. . !? Ömrüm de bir leyl lekesi var artık. . . . !! Şimdi ellerini göğe döndür de Kınalar yakılsın avuç içlerine Bak/ma öyle acınası hallerle!! Susuyorum Pusulmuş kenar mahalle diplerinde Bir yerde ölebilirim Becerebilirim ,içime üflenen münasip ölüm'ü yaşamayı Adımı kötüye çıkaran bir 'aşk' Susulsa da,konuşulsa da artık her şey çıplak!!! Merhum derdik ki Bensiz öl/e/me emii!!!! Şimdi beni öldürdü de Sorun bir Yaşayabiliyor mu kendi/ni…!??

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.