Aşk, Bizim Annemiz

Z Zeynep Dilyare
0 Altın Yaprak
Yazmak ve yanmak… Yazmalı evet, ama önce yanmalı insan. Kalp tutuşmalı ilkin, sancılanmalı… "Aşk" demeli her yardan düştüğünde ve "Aşk" demeli düşemeyişlerinde de… Dizlerinde yarayla, kan görmenin telâşıyla annesine koşan ve gözleri ibrik gibi akan çocuklar… İşte onların annelerine koşuşu… Evet, aşkın bir açılımı bu! Koşuyoruz; yanmak ya da yaralanmak çocukluğumuza halel getirmiyor. "Çocuk işte…" diyor annemiz göz yaşlarımızı silerken özenle ve bağrına basıyor mâsumluğumuzu… Ve aşk, bağrına basıyor mahzunluğumuzu… Farkındalığımızı yitiriyoruz yalnızca, büyüdükçe… Gözlerimizdeki ışıltılar karartıya bürününce, sanıyoruz ki hep böyleydik. Oysa deli-çocuk yanımız vardı; yandıkça aşktan, aşka koşturan… Aşka kaçtıkça yandık ve yandıkça yazdık… Ki, ömür dediğin böyle tükendi. … Öyleyse yeniden aşka; boğazımız düğüm düğüm ağlayarak ve koşarak, kaçarak gayrısından aşkın sürûr kapısına… "Çocuk işte…" repliklerinde olsun varsın, koşalım… Sulusepkenliğimizin ardında kalsın dünyâ, yüzümüz sevdâ kızıllığında… Ve biz, her eve dönüşünde çocukluğunu ağlatan çocuk olmanın telâşında: "Anneee!…" "Aşk, bizim annemiz…"

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.