Bir Kekik Kokusu

A Adnan Durmaz
0 Altın Yaprak
bir kekik kokusu geliyor sözcüklerin dalından... saçlarının boynuna dokunduğu yer gibi sanki uzak bir sahil akşamında buluştuk ikimiz de yorgun argın ayrılıklardan bu yağmur öncesi bekleyiş... yüreğim çın çın... gözlerinin derininde kanayan keder gibi. çiy düşmüş sözlerinin gül goncasına ben seni tanıyorum kahrolmayası bin yıldır aradığımsın... belki de aşk deli sağnaklarla iki yıldırımın çarpışmasıdır ve iki yüreğin görmeden tanımadan araması... iki dağ selidir bir koyakta buluşan "belki de tapınağı taşıyan iki sütun" ben seni biliyorum yarasını nasıl bilirse herkes her sözcüğün yaprağında ürperen heyecandan karanlıkta yolunu bilmesi gibi yabanıl hayvanların ve kelebeğin gülü biliyorum sen o'sun dikenli bozkırlarda kan-revan koşan yüreği linç edilmiş türkülerime, yüreği vatan... şimdi haykır çiçek sağnaklarıyla işgal etsin içimdeki bozkırı sesine ses arayan sonsuzun bir insanı tanımak bir ummanı tanımak gibi aşksızlığa bahane ki acı bir yanılsamadır... yıkar ömrünü çoğunun insanım sandığı... herkesin bir o'su vardır görür görmez tanıdığı... gecelerde menzilsiz bir atlıyken yüreğim sözcükler yoluma sağnak inen vahşisarı ayışığı... belki de ömrümüzün tortusu sevinç kelebeğinden parmak uçlarında kalan toz ve gözyaşındaki tuz ömrümüz sevgilim tut ki kuru yapraktır rüzgarlarda savrulan ve geriye kalan... coşkulardır yalnızca anların kıvrımında saklanan gerisi yalan... ben seni tanıyorum yitik güzelliklerden kalan ıssızlığın ortasında bir hazin şarkısın eski bir gramofonda çalan...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.