Süveyda

A Adnan Durmaz
0 Altın Yaprak
at izinden it izinden su içtim şaki gezdim dağlarında hasretin bastığım toprak yanıyor düş müydün sen düşten kalan gülüş müydün ağır ağır ölüş müydün buna akıl yetmiyormuş aşk bizi sınıyor süveyda gözyaşı yarılmış ellerden geçtim alnımda biriken yıllara sordum kuşlarla söyleşip yollara sordum gül dikensiz bitmiyormuş gönül sanıyor süveyda nice aşklar yaşadık çerden çöpten evlerde uzak ki binyıllarda o kaybolmuş köylerde destanlar dokuduk yoksulluklardan kenar mahallelerde teneke kondularda onca rezilliğin tam da alın çatında kitaplarda yazılmayan aşklar yaşadık nice bulut güldük turna gittik çingene sevinçler çoğalttık ayışığında sürgün ömürlerden sürgün edildik ateş geldik su geldik gönül tutuşturduk gözyaşlarından "aşan bilir karlı dağın ardını" "allı turnam selam söyle o yare" "şeker söyle kaymak söyle bal söyle" "gülistan bezminin gülleri soldu" "konma bülbül konma nergis dalına" "bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm "dedik akkor öptük gül nakşettik kara taşa karaydı tüm sevdalar uzun havalar boyu yaramıza sarmaktan türküler kan içinde devran zalımlara kalmış süveyda hüzzam akşamlarda ayrıldık yarden bütün şarkılarda söylenen bizdik erguvani bir kuş ötmüştü hani şehir tepeden tırnağa aşktan "hatırla sevgili o mesut geceyi" hicrana düşmüşse yazgımız bir yol efkara vurduk da şarap kanadı unutma beni uzaklarda yakınım "avuçlarımda hala sıcaklığın" "ben küskünüm feleğe" "gözlerinin içine başka hayal girmesin" "pişman olur da bir gün dönersen bana geri" "seni ben ellerin olsun diye mi sevdim" ölüm vurdu mührünü mutsuzluk kapısına silinir de gülüşler gözlerden bir gün hazan yaprak gibi toplanmaz imiş boşluk doldurmakmış sensiz ne yaşanmışsa geçim derdi hayat kahrı dünya telaşı hüzün gelir de çakılır olmadık gözlerinden anladım sensiz hayat aldanmakmış olmadık bakışlarından bana bir ağlamak düştü "aramakmış oysa sevmek" aramak bir oyalanmakmış taşta çiçek bitmiyormuş gidenler hiç gitmiyormuş denersin deli gönül taşa çarpsan yüke vursan huylu atlar gibi tersine yürür bir yol kökünden yolunmuş sevinç yeniden kök salıp coşku yeşermez imiş derdi çoban gütmez imiş kesik kol saramaz muhabbet ile bir boşluk kanaması ömür - al işte yanan düş ormanı -al işte ömür elsiz kolsuz bir çöp gibi savrulursun rüzgarlarda al sana hayat kendini vur dağa taşa kurda kuşa halın söyle boşuna yürek dikiş tutmuyormuş ömür aşka yetmiyormuş ruhum kanıyor süveyda

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.