Cennetten İniş

A Alp Aydın
0 Altın Yaprak
Burada, böylece kalakalmış amaçsız bulutlarla rüzgar bekleyen yol, yolcu ve cennetin eşiğinde sonsuz bir durağanlık oysa herşey yoldur derken, inan bana derken, sarsılmak, kapaklanmak yüzükoyun uykuya.. imkansızsa ve elbet bir esinti 'bir yıldıza doğru ilerlemek, sadece bu' orada, uzakta sonsuzun devinimi hiç-bir-ses'in döngüsü tanrısal yankılarla kuruyor: anlamsızı. 'Herşey yoldadır' her nasılsa ve uzak... Bir gölgeyi imler gibi seni söyleyen bir hiç-dilde aşkın, bu sözü yineleyerek, kahırbela atıvermem kendimi algının kapılarından. Tuzak yanıbaşında. Sonunda uzak, nasılsa kurulabilecek bir şeydir-yani bir gölgeden fazlası. Uzaklık: olasılıklara tümleç olabilme imkanına haiz.. ne olsa insani bir ölçü. Uzaklık.. bütün öznelliğine karşın, algının alacakaranlığından bir gün sıyrılacaktır. uzaklık aşılacaktır. Ama uzak? Uzakta olan her daim uzak olan değildir. Uzaktalık bilmek cininin gölge oyunu. 'Herşey yolda'dır'. Bense olamadığım yıkıntılarda söz'ün bir günışını, uçuşan gündüşleri yalnızca, çaresiz duvara doğru yönel, duvara elbet ardında bir yağmanın izlerinden fazlası. Varoluşsal kayra: o imkansız rüzgarın tasası, alnımda daralan ufuk, bilmek mi-anlamsızı... yılgındı, yüceltilmiş, ah nasıl gelirdi, solurdu benim gibi tınılarla ıslıklı, tıkanmış... gözlerinde cevap yok. Oysa biliyorum, oysa kutuplarda çiçekler var donuk, sonra cümlenin kıyısında gerçeğe açılan bir uçurum... uzakta anlamın burgacından. -Her ne kadar, uzak, insani bir düzlemde kurulabilirse de, bilinmez ve belgelenemezdir. Nerede kaldırdıysam başımı avludan ve bahçeden, mükemmel bir çemberin içine düşüveriyorum. Ama bu, imkansız, bir düş olmalı derken, mükemmel bir çizgi kesiyor yolumu.. 'Ancak ölümün kesinliği doğrulayabilir varlığı' diye bir ses-metalik ve ıslıklı -yörüngemden çıkarıp kırıyor uzayımı.. Ellerim uzansa da ulaşmaz.. ah uzakta bana ait olan, habersiz burkuntumdan. Ama bir daha asla asla asla tekrarlanmayacak olan bir Ben, bütün düşkünlüğümle sonunda tapınıyorum çizgiye: durağan ama sonsuz, zamanın dışından ve elbet merkezinden bir çığlık- la savruluyorum her-şeyin kapısına. düşmeli diyorum, ölmeli bu uykudan. Kavrıyorum bir anı her-şey'den uzak.. doğrulamaz olanı: Ben hiç olmadım. Yalnızca eşya.. bütün ışıltısıyla duruyor-orada. Bir yok-ses hışırdıyor rüzgarda; "Ancak ölümün uzaktalığı, ancak mükemmel bir çizginin imkansızlığı.."

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.