Cevr-i gerdûndan ne pervâ zann-ı düşmenden ne bâk

A Aşık Çelebi Aşık Çelebi
0 Altın Yaprak
Hace Çelebi Efendi’ye virilmişdür. Cevr-i gerdûndan ne pervâ zann-ı düşmenden ne bâk Himmet-i monlâ-yı dehre hâlüm olursa karîn Sadr-ı ‘ilm ü şeyh-i İslâm u imâmü’l-müslümîn Hâce-i dîn dâver-i dünyâ vü müfti’l-mü’minîn Şems-i ibrâc-ı şeri’ât şem-i divân-ı takî Kutb-ı evtâd-ı mehâbet mihver-i eflâk-ı dîn Muhyiü’s-sünnet olup Hızr irmesün derdi cihân El-firâk ey ders ü fetvâ elvedâ ey ‘ilm ü dîn ‘Asruna şemsü’l-e’imme şeyhü’l-islâm irse ger Hâmene dirdi imâdü’d-dîn sana bürhân-ı dîn Oldı bâbundan senün tacü’ş-şerî’a ser-bülend Makdemünle bulalı sadrü’ş-şerî’a zîb ü zeyn Bahr-ı ‘irfândur vücûdun anda bir dildür dilün Şâh-ı mercândur lisânun her sözün dürr-i semîn Ser-nigûn tûbâdür ol esmârıdur fazl u kemâl Kilk-i fetvân ile ‘âlem oldı firdevs-i berîn Nevk-i kilkün zıfr-ı şehbâz-ı şikâristân-ı kuds Halka-i mîm-i midâdundur kemend-i ‘anberîn Vecne-i beyzâda gûyâ şâme-i sevdâ durur ‘Aks-i kilkün kâgıd üzre ey şeh-i mülk-i yakîn Nesh-i kavl-i kavme her harfün ki bir ta’lîkdür İbn-i mukle merdumündendür midâd-ı’anberîn Ey midâdun vesme-i ebrû-yı nûn-ı nass-ı Hak Rik-i hattun sürme-i çeşm-i cemâl-i hûr-ı ‘ayn İtdi tefsîrün senün nesh-i tefâsîr-i selef Nitekim Kur’ânla nesh oldı suhuf-ı evvelîn Oldı câ tefsîr-i Câru’llâha genc-i i’tizâl Sen tekellüm ideli tefsîrden ey şâh-ı dîn Hükm iderdi şâfi’i eylese kâdı-ı hikem Nusret-i dîn-i Hanîf itdügüne ‘ilme’l-yakîn Lü’lü’-i manzûm boynı baglu çâker nazmuna Bende-i halka-be-gûşı nesrünün dürr-i semîn ‘İlmüne şöyle ‘ayandur hey’et-i eflâk kim Tob-ı zâtü’l-kürsî olmışdur semavât u zemîn Bûy-ı hulkun şemmesine bir nefes olsun karîn Zemherîrün çillesinde çekmesün gül erba’în Hırz idüp ihlâsunı dergâhun idinen melâz Cevr-i devrândan halâs keyd-i a’dâdan emîn İşigün bulup penâh idinen oldı kâm-yâb Âsitânunda gören ihsânun oldı kâm-bîn Eylerüm lutfundan istiftâ senün iftâ buyur Sen dururken bî-kes-i evlâda kim olsun mu’în Kime itsün ilticâ âl-i Nebî sen var iken Dînine rükn-i rekîn ü şer’ine hısn-ı hasîn Halka-i dergâhun ile rişte-i lutfun yeter ‘Âşıka hem ‘urve-i vuska vü hem hablü’l-metîn Nass-ı kâtı’ gibi hükm-i sâtı’un fasl eylesün Bana çok telbîs-i da’vâ itdi buht-ı ehl-i kîn Hâlümi eyle be-hakk-ı hürmet-i rûh-ı resûl ‘Arza-i ‘ilm-i vezîr-i a’zâm-ı gerdûn-nişîn ‘Akl-ı evvel Âsaf-ı sânî vü üstâd-ı devum Tîz-fehm ü pâk-’akl u kârdân u hurde-bîn Efser-i re’y-ı rasîn nâmındaki iklîl-i râ ‘Ukde-i müşkil-küşâ ismindeki dendân-ı sîn Zîr-i dest-i tîg-i râyı mülk-i İrân u ‘Irâk Beste-i çîn-i kemend-i fikri dârü’l-mülk-i Çîn Âyet-i innâ fetehnâda elifler gibidür Devletünde ser-firâz olmış durur i’lâm-ı dîn Görmedi anun gibi çâbük-süvâr darb u harb Eblak-ı bahta uraldan dest-i sun’ullâh zîn Tîg-i mihr-i ‘adlin itse subh-girdâr âşikâr Zulmet-i şeb gibi nâ-peydâ ide zulmi hemîn Tîg-i âteş-tâb u pür-nûrın iderse der-niyâm Subh u şâmı göreler yeksân-ı halk-ı ‘âlemîn Mansıb-ı ‘âlim zemânunda virilmez ‘âmile Buldı devründe terakki ‘âlimîn ü ‘âmilîn Çünki her bir şey olur aslına râci’ ‘âkıbet Dil ‘Arab mülkine meyl itdi olup âhir güzîn İtdi dil kıble-nümâ-veş gerçi bî-had ıztırâb Oldı semt-i kıbleye sevk-i Hak âhir râh-bîn Himmetün feryâd-res olup olursa dest-gîr Evc-i gerdûnda olam mihr-i münîre hem-nişîn ‘Avnün olup her zemân olsun mu’înün müste’ân Ehl-i ‘ilm olsun kapundan müstefîz ü müsta’în

Kamu malı: şairin ölümünün üzerinden 70 yıldan fazla geçti.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.