Eylüle Mektup

A Atilla Akın
0 Altın Yaprak
Hırçın bir tebessümle vuruldum alnımdan utangaç bir akşam kızıllığına döndüğünde yüzün eylüle dönüşüverdi bendeki tüm hatıralar yağmur ve çamur kokunca eteklerin nazenin bir gelincikle sürmelendi gözlerin kirpik uçlarından dökülünce yıldızlar, eylül.. saçların çözülmüş, saçların dökülmüş, hicreti oldun mu göçmen kuşların eylül.. gözlerin inci mercan kayalığı, sevgilisi oldun mu vahşi suların eylül.. dudakların mimoza yaprağı, yoldaşı oldun mu vahşi suların eylül.. kanatlarında züleyhanın tüy bakışı, penceresi oldun mu kör kuyuların eylül eylül bakma ne olursun hazan yaprakları gibi düşüyorum toprağa aylar geçiyor sen eyklül kalıyorsun gözyaşın hendek, gözyaşın ateş, sol yanımdan düşüp tutuşuyorum Mevla'ya saçını başını yoldu tüm ağaçlar, gelip kapına durunca öksüz aşıklar. eylül.. dağ dağ büyüdü firakın koynumda vuslatına perde diye yırtılmaz mı dağlar çak çak edilip sunuldum İbrahim'e bir yanımdan gülüverip geçince rüyalar eylül.. ellerin bakir, ellerin Meryem, İsa diye yükseliyor Allah'a sunduğun dualar bir göçebeydi sadece tüm kadınlar her eylül göğüslere muska diye takılan eylül.. ah deyip çarpan bu yürek, senden sonra susmaz mıydı firakından? eylül.. leylsin, günahsın, cezası kevser, içildiğinde başlayan. yazık ki hiç yoksun!

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.