Beden İstasyonu Ruhun

A Atilla Güler
0 Altın Yaprak
yılların yükünü yakmış en derininde ruhunun üst üste giyilen ne çok günahta sürünüyor lanet zehrin imbikten süzülüşünde yitiyor güzellik son saniyeleri ütopik bir düşlemin cümlenin son kelimesinde kırgın bir nokta beklemekte beyaz kağıtta belirmeyi üzüm gözlerden süzülen birkaç damla yaşın ılıklığında …hiçlik sürgüne vurulmuş ruhun inleyişleri adım adım yol alıyor bitişe üredikçe kavuran yokluğun acısında seyrederken gün ritimsiz bir şarkının son notaları dağıldıkça ayrılık kokusu sinmiş odanın dört bir yanına ağıtlarda dans edenlerin yoğunluğu silik bir beyaz örtü üzerinde üç güne sığdırılamayan bir yaşamın suçluluğu kıvranır titreyen ellerin terli hapsinde gri bir kuş uçar başucunda eskiler geçer birbiri ardı sıra …sorgusuz…sualsiz "doğruymuş söylenen dostum bu oyunda başrol bendim" cesaretin hançerle yere yıkıldığı an bu ne çok taş ve ne çok anı etekte biriktirilen yalan bir sevinçmiş bitişi acıların eni konu büyülenmiş parlaklığına tırpanın …kalkılır yataktan şimdi yavaşça ölümle dansı başlar bedenin listedeki son ad istasyondaki son yolcu hoşça kal diyemeyen bir ses gidişle yüreğe vurulan sessizliğin çığlığında bir kapı kapanır açılırken sonsuzluk

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.