O Sessiz Efsane

C Cihan Oğuz Cihan Oğuz
0 Altın Yaprak
Tutunduğun kabuslar içimi tırnaklıyor Orada bir çocuk alnına kan sürmekte uğur getirsin diye Aşk kaç bucak ötede? Kimse bilemedi, amansız kanamalar devam Kanamalar soluksuz devam, bir derviş yön gösterse herkesin adımları ters yönde Kır düştü mevsimsiz yaprakların üstüne Kıraç yolculukların kenarında hep ortası siyah işaret direkleri... İğne yapraklarını döküyor ayın kalbinden vurduğu o ağaç Evimizin duvarında yaralı bir resim asılı şimdi Baktıkça gözlerimiz yoruluyor o renkler karşısında O renkler gözümüzün fer nöbetçileri, Kalbimizin gerili damarı, Alnımızın geciken akı. Ay selamsız kalmışsa şimdi Tanrı’dan habersiz bir hiledir bu... Güpegündüz altımdan kayan koca bir taş idi o Yarattığı boşluğu kimse farketmeden binlerce nergisle kapatan Bazen alabildiğine cadı Tırnaklarını hayata geçirirken Benim de canım çok acıyor Canım çok acıyor, kendimi tokatlayıp da dindiriyorum yıldızların hüznünü ancak Senden kaçtığım her gece günah çıkardığım bir tanrılar engizisyonu Zangoç inadına ezan sesine ayarlıyor cezamın kesildiği anki gong sesini İninde boylu boyunca uzanıp avuçlarını göğe açan bir çakalım Hangi günahı unutmaya kalksam öteki ışıldıyor mum eşliğinde Kalbimi yalnız sana emanet etmiştim oysa Söyle hangi kilidi kaybettiysen onun ağıdını yakayım Hangi yıldızı seçtiysen o kaysın gözlerimden Bir kadeh susuz rakıyı soluksuz içtin de şaşırdı kalbim Ne zaman seni çok sevdiğimi söylesem Sesini hafifçe inceltip “Yalancı” dedin bana Ne zaman ayrılırken yüzümü denize döndüysem İskeleden bir hayalet uğurladı sanki beni Biliyorum ne kadar özür dilesem yeni yağmurlar yağmayacak saçlarına Bir kez gücüne gitti çünkü ani gitmelerim Neler mi yitiririm o masalın sonu yavan biterse, O aşk kaynayıp giderse bir yığın ayrıntı içinde? Kursağımda bir ömrün basamakları kalır belki Kalbimden düşlerine tırmanırken yıldızları tökezleten Bu da mı yetmez? Ölüp ölüp dirilen bir günahsız kul olur çıkarım Yaşatamadığı günlere sayar onu da tanrı Çetin bir iç savaş yaşadı kalbine gömüldüğümüz o deniz Dalgalar ve martılar birer ihanet kumkuması İnce bileklerin zincirine sevda düşürdü de kıskandım pasını Pusulayı, dümeni, sancak ve iskeleyi hep yanlışa ayarladım mahsus Ama kaç kez bozulduysa o büyü Bir şeytanlık yapıp sızdım yine düşlerine Yüzeyde ilk vurgun yiyen ademoğlu benim, ne olmuş? Bu da yazılıversin kaptanın şapkasının içine Mavi ne koyu maviydi ki gözlerindeki ışıltıyı aşk sandım Meğer deniz kalbine misafir olana kendi beğendiği acıdan sunarmış Ellerinden geriye ne kaldıysa bir o kadar uzadı ömrüm Ne zaman uzaktan görünsen bir hayal ortasındayım sanki Beni bana benim dilimden başka her şeyle anlat Kusur bul söyleyemediğim şarkılara, bir maraz tut gidiyorsam erken Değil mi geceleri kendi yalnızlığıyla yatan bir allahın kuluyum Gövdeme yuva yapar yarasalar benden habersiz Kuş uçurtmazlar içimde büyümesin diye gökyüzü Oysa salaş bir meyhane kadar tenhalardayım Bağışla, peçeteye şarkı adı yazıp uzatamadım sahneye Bu yüzden sana hiçbir ithafım kalmadı kalbimden başka Baktığın bütün kapılar asma kilitliydi Kalbini verdin de yine açmadı sana düş yüzünü Kırk haramiler kırk bir kere maşallah Ellerinde iki yanı keskin kılıçla bulut düşürdüler gökyüzünden Sana altın bir tas içinde kalbimi sundular Yüzün ekşimesin diye karagöz oynattı soytarı Ah vah eyvah ettin de ter içinde uyandın Bir baktın kalbim yanı başında ama yine senden epey uzak Şimdi hangi tanrı caydıracak beni aşkın nefesinden Hangi derviş hu çekecek korkumun büyüdüğü mağarada? Eskimiş bir öyküydü bende kalan Biraz senden bir parça, biraz anılarda biriken sözün tortusu Neyi anlatmaya kalktıysam yarım kaldı senin nezdinde Neye vursam kendimi hep gözlerini yeniden deli gibi hatırlamak için Vurgunsa vurgun, yağmaysa yağma, aşksa aşk Ömrümün şiddeti kalbinle buluştu da bir yıldız kaydı içimde Ay yarım döndü, mevsimler usandı tekrarlanmaktan Resmi bir resepsiyonu rezil edecek bir yaramaz çocuk Dil çıkarıp duruyor şef garson servis yaptığı an Güya orkestra da Portofino’ya odaklanmış Bilmezler kalbinde çiğnenmemiş bir nergis korusu yatmakta Koronun kulak verdiği yerde öteki şef anıları yönetemiyor Kimse tutamıyor ucundan o gecenin, o ömrün Her yer nergis sağanağı, yaramaz çocuk pabucunu dama atmış nelerin Bense kımıltısız bir köşede kendi gölgemin peşindeyim Gölgem sana bir düş daha getirecek ne olur kaçma Ne zaman erken kaçsan gece kendinden utanacak kadar uzuyor Kimsesizsin evet en az hayat kadar çorak Bu yorgunluk bir yerden çıkar dedikçe şarkılar aksıyor Elimde değil, yapma bir dünya getiriyorum sana Denizi yalanla yapıştırılmış, kasabaları bölük-pörçük koskoca bir cihan Meğer atlasın rengi her gece başka değişirmiş Bir de aşka sırtını dönüp gidenlere yar olmazmış hayat Bunu da anlamıyorsun ya artık ben gam yerim Boğazıma kılçık olur sensiz gidilen rüya Ah çekilir bir eski rüzgarın kırıp döktüğü dala Yaprağın ömrü nereye kadardı? Rengini kim kaçırdı düşlerden? Sonunda kalbim geldi yine sana dayandı İster kınından çekip savur sözün hançerini İster dilinin altında sakla bir ömür Nasılsa benden yana hiçbir baharda kar birikmez Bir gazel söylerim eriyip dökülür yıldızlar Yenildin mi? Yoksa herkesin zafer sanıp çığlık attığı cehennemde tek suskun çiçek miydin? Geriye hangi mevsim kalırsa kalsın sözünü esirgedin aşktan Kimler sırat boylarında uykusuz bekledi de söylemedin Ne zebaniler kendi harladıkları ateşte şaşkına döndü Bilmezmiş gibi uykunu bölüverdim imkansız bir şarkıyla Kelimeler o sessizliği kımıldatmaya yetmeyecekti elbet Şimdi uçsuz bucaksız bir kervanı andırıyor gözlerin Kirpiklerinde yorgun bir efsanenin tozu dumanı Kalbindeki hangi sayfayı açsam biraz daha ürkecek küheylan Ben öteki sayfadaki kaçışın ayak izlerini merak edeceğim Sonsuza kadar sürecek bu yolculuk düşlere bata çıka Ama bir tek kelime bile bulmayacak yerini Değil mi sen ağladıkça gökkubbenin perdesi kopkoyu yırtıldı Artık neyi susarsan sus aşktan uzak olmayacak

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.