D Derek Walcott

Derek Walcott

43 şiir · 1930 — 2017 · Castries

0 Altın Yaprak

Derek Walcott 23 Ocak 1930'da Küçük Antiller'e bağlı St. Lucia adasının Castries kentinde doğdu. Ada o sırada İngiliz sömürgesiydi. Doğum yeri, Afrika kökenli olması ve İngilizce'yi iyi kullanması Walcott'un karmaşık esinlerine kaynak oluşturdu. Walcott'un anne ve babası evleri kitap dolu öğretmenlerdi. Babası, bir yaşındayken öldü. Batı Hint Adaları Üniversitesi'nde Fransızca, İspanyolca ve Latince öğrenimi gördü. Yirmi yedi yaşındayken Rockefeller Vakfı'nın bursuyla New York'ta yönetmenlik dersleri aldı. Trinidad'ta Tiyatro Atölyesi'ni kurdu, Antiller ve İngiltere'de oyunlarını sergiledi. Boston Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak çalıştı. Derek Walcott klasiklere, folklora ve tarihe beslediği sevgiyi evrensel terimlerle dile getirmiştir. Sömürgeci geçmişleriyle yüzleşen Antil yerlilerinin verdikleri mücadelelerden, Afrikalı, Hollandalı ve İngiliz kanlarının karışımı olan kendi melez ırkına duyulan tepkilere, köleliğin acı gerçekliğinden kişinin doğum yerinin doğal yapısının etkisine kadar çok çeşitli konuları kapsayan şiir, yazı ve oyunlarında zengin bir dil kullanmıştır.

Derek Walcott şiirleri

Arama yardımı

After that hot gospeller has levelled all but the churched sky, I wrote the tale by tallow of a city's death by fire; Under a candle's eye, that smoked in tears, I Wanted to tell,…

A wind is ruffling the tawny pelt Of Africa, Kikuyu, quick as flies, Batten upon the bloodstreams of the veldt. Corpses are scattered through a paradise.…

1

Bir rüzgâr buruşturuyor sarımsı kahverengi patikasını Afrika'nın, Kikuyu'nun, sinekler gibi hızlı Güney Afrika bozkırının üstünde şişmanlayan kan dolaşımları. Cesetler saçılır bir…

There are so many islands! As many islands as the stars at night on that branched tree from which meteors are shaken like falling fruit around the schooner Flight.…

hamağımız sallandı durdu iki amerika arasında, özgürlük, özledik seni. che'nin yıkılıyor kurşun bilmecesi bedeni, öldüler, cumhuriyet yeniden doğması için…

The growing idleness of summer grass With its frail kites of furious butterflies Requests the lemonade of simple praise In scansion gentler than my hammock swings…

Zaman gelecek. coşkuyla. kutlayacaksın kendini varınca kendi kapına, kendi aynanda.…

1

I Hâla rüyası görülen, hâla özlenen, özelllikle soğuk ve yağışlı sabahlarda, değişir yüzün…

Haziran geldiği zaman üstünde dansederek Mayısın ölümünün, Kıpkırmızı güllerle onun yeşil göğsüne renk katan, Ve onun gününü çiftleşen ardıçlarla başlatan, Ve Yeryüzüyle birlikte,…

O kızgın incilci papaz kiliselenmiş gökyüzünden başka herşeyi yerle bir ettikten sonra, Ben donyağıyla yazdım bir şehrin ateşle öldürülüş hikayesini; Altında bir mum gözünün, gözya…

İngilizce

Schizophrenic, wrenched by two styles, one a hack's hired prose, I earn me exile. I trudge this sickle, moonlit beach for miles,…

İngilizce

This coral's hape ecohes the hand It hollowed. Its Immediate absence is heavy. As pumice,…

İngilizce

So much rain, so much life like the swollen sky of this black August. My sister, the sun, broods in her yellow room and won't come out.…

Işığın üstüne yaslanan o yelken, usandı adalardan, bir uskuna durmadan vuran Karayip Denizini…

İngilizce

There is a shattered palm on this fierce shore, its plumes the rusting helm- et of a dead warrior.…

1

15 / 43 gösteriliyor

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.