Sustum...oysa Söyleyecek Ne Çok Şey Vardı...

E Elif Eylem
0 Altın Yaprak
Dipsiz kuyularda bırakıp gittin… Haykırmak vardı ardından, terk edilmişliğe isyan etmek, etekteki taşları bir bir dökmek ve sonra ağzıma geleni söylemek gidişine… SUSTUM… Oysa söylenecek ne çok şey vardı… Hani düğümlenir ya insanın boğazına kelimeler, hani anlatmak istersin de sözler tükenir öyle çaresiz, öyle suskun… Biliyorum şimdi ne söylesem anlamsız gidişine… Yolun sonunda bir ben; Sana aşık, sana tutkun… Canımı acıtırken yokluğun… SUSTUM… Oysa söylenecek ne çok şey vardı… Ürkek ve çekingen bir çocuk gibi bez bebeğimle saklanıp bir köşeye hiç ses çıkarmadan öylece bekledim seni Oysa gezdiğin her sokağın kaldırımında dolanmalıydım ayaklarına bir taş misali Sonra çıkıp da karşına gözlerinin taa içine bakıp 'sadece sana sevdalı bu yürek' demek vardı… SUSTUM… Oysa söylenecek ne çok şey vardı… Biliyorum dönmeyeceksin… Sana uzanan ellerim hep boşluğa, hep yalnızlığa dolanacak… Ve biliyor musun böyle hayalini kurmak da güzel yokluğuna sarılıp Oysa çarem, umudum, yarınımdın… Bundan sonra ne zaman konuşmak istesem dudaklarıma bir mühür gibi konacaksın… Sevdamı en çok anlatmak istediğim suskunluğumsun artık… BEN DE SUSTUM… Oysa söylenecek ne çok şey vardı

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.