Üzgün Mektup

E Engin Turgut Engin Turgut
0 Altın Yaprak
Saflığım ve telaşlı yanımla ruhunda bir sabah gülümseyişi olmak, kelimelerimle sana dokunmak istiyorum. Yüzünde sarışın bir huzur var. Gözlerindeki anlam bir yanıyla evcil, öbür yanıyla sanki aşkın ayaklarına kapanacak kadar derin. Sana teşekkür ederim gözlerindeki bahçe hep ışıldadığı için. İçimin denizinde bir kayık yüzüyor bir de küskün kır çiçeği. Seni düşünürken boynumun sokağından bir fayton geçiyor. Seni düşünürken parmaklarım yasak meyveye dokunuyor. Seni düşünürken bu şehirde kaybolmuş gibi oluyorum. Sanki kalbime yağmur yağıyor. İçimden ılık bir ürperti kopuyor ve ensemden başlayan sıcaklık hüznün buğusuna karışıyor. Kulağıma deniz kokusunun o mavi sesi geliyor. İnsan bu masmavi sesle yıkanır da kurulanmak ister mi hiç? .. Oysa ben ne kadar çok çocuk kalmışım. Tenimi sıksam nehir fışkıracak. Ruhumu başa sarsam her yanımdan sokağa dökülecek iflah olmaz bir yaz duygusu. Bak kırlangıçlar da geldi. Birazdan haziran göz kırpacak aşk delisi kalbimize. Martı yüzlü hayta bir çocuğum işte! Tatlı bir öpücüğün esintisinden, hevesli ve cilveli bir bakıştan, sıcacık bir kalbin fısıltısından, insanı incitmeyen masum günahlardan, incirin ve narın sohbetinden, ruhuma dokunan sahici bir aşkın inceliğinden başka ne isterim ki? .. Kedi gözlü, hercai güneş bakışlı, eflatun yürüyüşlü, hayatın balına koşan, dallarından sisli bir İstanbul manzarası taşıran, sevgisinde cömert, kuğu duruşlu göl çiçeği kadın! Sahi ben sana yazdan arta kalanları değil; üşüyen düşlerimi ve mimozaları anlatacaktım. Kirpiklerinden öpülecek bir yer ayır bana. Issız ve bozkır yanım şımarsın. Yatışsın şu zalim hayat. Ve herkese akmayan ahşap şiirlerim uslansın. Ah benim lunapark şenliği çocukluğum ne kadar da dalgın ve konuşkan. İçimizdeki cesur kıpırtı rüyasız kalmasın, renkler denizinin sönmeyen ey mor feneri, hüzünlü bir şarkı akıyor ellerimizden ve neden hiç susmuyor gönlümüzün şakrak kuşları? Ben de akmak isterdim melekler deryası gözlerinden. Sen kımıldayan göğün ruhu, sıcak şarap, üzgün mektup, çılgın bir pınar olmalısın! Aşk denilen parkta sabahlasak da güneş ruhumuzu yalasa ve sen bir kez daha yanımda uyusan ve ben incelikler ülkesi kalbine sokulup oracıkta ölsem. Resim gibiydi gövdemizin uykusuzluğu ve gözlerimizdeki parıltı en tutkulu gecelerimizdi. Sevgilim gevezeliğimi bağışla ve beni içindeki avluya çıkar.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.