Ben Pîrâye

E Esra Kaya
0 Altın Yaprak
ey mavi gökyüzünün pusu / özgür kuşların oğlu güne yoldaş bana eş mektupların bağrından çıkarken mi buruştu avuçlarında hanımeli kokmuyor serin bahçelerin ben Pîrâye! feverana kapılıp da bırakmadım seni dinle beni sen duy beni efkâr-ı esrar mektup düşer, ben düşerim, şiir düşer geceye... ey zaman bu nasıl hız böyle yine hangi koşudan kalmışsın kan/ter içinde nerdesin acı yel / kovan hayatın ibresine akrebin zehri mi bulaştı ah! bu yüreğimin kuytularında kaç ceylan öldürdün böyle kendimden geçecek kadar öfkelendiğim anlardayım başım ağır, göz kapaklarımda tonlar şiddetimin renginde büyüyor içimde kan davaları eylem yeri yüreğim mahpusun kadınları göz suyunda kayarken yıldızlar kafesteki vurgun kuşlar kadar özgür mü ne kavgası ne direnişler aşk yanığı hiç bir şeye benzemiyor değil mi sonsuz gam mühürledim onunla gönlüme ben Pîrâye! feverana kapılıp da bırakmadım onu gitme dedim maviliklerin derinlerine gitme gitme dedim bu atlar ezelden rüzgâr kan / atlı gitme dedim ayaklarında demir lâleler gitme dedim ben dedikçe can attı gitti...gözden alıp, gönlünde ıraklara attı beni ondan kaldı yüreğimde bu son şarapnel parçası sessizliğin uzattığı gecelerde şimdi vefam acıtıyor ne kubbe kalıyor bende ne mihrap üstüne mihrap bir yokluğun içinde soldu çıtkırıldım hanımelleri hangi gün gitmiş de aynısıyla gelebilmiş ki yerine her susmak içimden bir ölüm kusmaktır şimdi gitme dedim gitme bu atlar ezelden rüzgar kan / atlı kal dedim sadece kal kal da dudaklarından anlamlı bir zafer bağışla gidişiydi aynı anda içimi ezerek geçti ölüm ben gitme dedim o rüzgar gibi can/attı rüzgar kan / atlı can düşer, ben düşerim, kanım düşer geceye... ben Pîrâye! feverana kapılıp da bırakmadım onu har vurdukça ateş yandı korladım dem vurdukça yandı yürek köreldim hadi vur kalem, vur! .. yine vur acımın üstüne yüksünmeden taşıdım / taşırdım da harlı sevdayı ecel aman verseydi can baş üstüne ben bekledim hep bekledim alnımdan yüzüme dökülür oldu ölümcül dolun ayın kızıl ter taneleri.. ucu kıvrık mektuplar ve matem elbisem üzerimde siyah tüllerini çektim mâbedimin bilirim yeni değil mecburi hudutsuz aşklara yelken açanlar bir meçhûlden gelir bir meçhûle kaçar gitme dedim gitme her ışık güneş değil kara geceye eşti gitme dedim gitme can / attı bu atlar ki ezelden rüzgar kan / atlı dinle beni sen duy beni efkarı esrar aşk düşer, ben düşerim, sözüm düşer geceye... ben Pîrâye! feverana kapılıp da bırakmadım onu mahpusun karısı ben hanımeli kestim kızıl saçlarımı boyadım siyaha üç dilek hakkım varsa üçünde de oydu demeyin sakın inanmama cürrettini göster deyip de sıkıntılandırmayın beni acı acı güldürmeyin, söyletmeyin batar mı su yüzüne çıkan gerçekler biri yüreğimde, iki de gözüm var benim gördüm orada duruyordu saadetimi çalan münevver söylesenize, yalan mıydı aşk şairlerin en büyük aşkla yazdığı şiirler kadar göz düşer, ben düşerim, gönül düşer geceye... ne yapsam yanlış ne söylesem yanlış olur kalp sancısı ben Pîrâye! feverana kapılıp da bırakmadım onu vur kalem vur, yine vur acımın üstüne yıkılsa da dünya taş taş üstüme yüksünmeden taşırdım / taşıdım da harlı sevdayı ecel aman verseydi can baş üstüme ama dönemezdim... ben bir mezar gördüm avuçlarında şiir düştü, ben düştüm, ölüm düştü geceye... ben Pîrâye!

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.