Hüzn-ü Âludi

E Esra Kaya
0 Altın Yaprak
beynim tütsüleniyor bu akşam yine çevikliğimde kör caddelerden kalma sıyrıklarım berelerim ve ben anlamı derin sızsa da bu acı musikinin acınmayı beklemedim hiç bir sahilde anlaşılmayı beklemedim / yoklamadım dersem iki kolum yana düşer kalem kırılır ellerimde dipsiz uçurumların bakıcısı geceler haksızlık edince ruhuma asıl soluğumdan dökülen inciler kararınca dinlediğim hüznü aşikar hüzzamı derin fasıl ölüm tozunu dökmüşken dudaklarıma sırra kadem basan ruhumdan habersiz gömülme zamanı sanki bu gün şimdi boş tenime ağlayan göz yaşları öylesine boşlukta sarhoş…söyleyin çiçeklerden başka hangi aksesuar yakışır bu kederli toprağa gönül öleli çok oldu yeşil otlar biteli üzerimde asır ürpertici soğukların ölümcül etkisi çökmüşken ayaz yanığı pembe gülleri çatlatınca bir bir diyorum ki " ne belalı şeymiş bu hayat denen kasır " ben ki kasırgaların boğazından tuttum fırtınaları şimşekler kırdım kalkanı inanç surlarımda bulutlar kuruttum aşk için yaktığım avuç içi güneşte şimdi sıkıştırılmış buğday demetlerinde ruhum çocuk avutur gibi masallarda avutuyorum başka çarem mi var yaşamak için yaşıyorum tükenmezdi yüreğimizin kalemi tükendi elbet ah o benim papirüs den ince yüreğim yapraksız bir darağacında mı ipe çekileyim söyle hangi cabbar giyotinin kütüğü okşasın boynum hangi suikasta kurban gideyim kendimden bihaber sen davran yüreğim istersen bekle kılıç çekeceğin günü sırtımı döndüğümde anı durdur vur beni omuz olmadığından sola kırıktır boynum isterdim ki bir el anlımın terini silsin bir el atan yüreğimin üzerinde olsun ama ne huzur havalarından murat aldım bir gün ne de bayram kokulu günler uğradı kentime karnıma yediğim müthiş bir yumruk gibiydi aşk dengesinde sersemledim / sendesin de yığıldım hüzün adına gün gün itibarım arttıkça hazan değmiş ağaç gibi yaprak yaprak dağıldım bak olmadı işte yine akşam akşam iş çıkardım iş yorgunu gözlerime aslında çok oldu güllerin yanına ekilen zakkum çiçeklerini sökeli özgürlüğün zafer tacını giydiğim gün güya zehirleriyle gölge düşürmeyeceklerdi can elde çeltik çeltik filiz sürgünü olmayacaktı bekliyorum bir türlü gelmeyen günü ama şunun şurasında ölüme kaç saat kaldı bu yazgı mahşerde de vuslatsız kalır dünya bitmez denen aşklar gibi yalandı ama olura kazaran gelirse o gün and olsun ki o an için mutluluk göz yaşlarımı tutacağım yeminime sağdık yetim mutluluğun gölgesinde bî-garip ben benden uzak da kaybolan yıllarıma ben benden uzak da bana ağlayacağım

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.