Ey Acı Sözüm Sanadır...

E Esra Soytürk
0 Altın Yaprak
Güneşe serip kuruttum tüm ayaz yemiş yanlarımı. Kızgın bir demirdir şimdi kelimelerim, tutuştu kağıtlar. Üzgünüm ey suskun, Hiç bir sevda sözcüğü kurtulamadı yanık kokan parmaklarımın arasından. İsterdim gidişinin ardına ağıtlar dökülsün, Kırgınlıklarımdan başka saklım yoktur ceplerimde. Onları da vermeye kıyamam, küçük ellerin narindir senin. Yokluğunda, düşlerimi düşürdüm gözlerimden gerçeklere. Bir düş (tün) ellerimde, sayıkladıkça uyandım. şimdi koy parmaklarını dudaklarıma, sustur içimi. Yoksa zehir saracak tüm yaprakları , Baharların sonu olacak.... Ah suskun! oysaki bahardın ömrüme İlla ki turuncu derdin Önemi yoktu batmadan önce yada doğmadan önce İlla ki turuncu... Çığırtkan bi güneydi selamın, Islak ayaklarının şıpırtısyla uyanırdı şehir. Bir gölgeydin. düştün ardıma, ben göremedim. Örümcekli söğüt ağacının önündeyim Sana olan saygım intihara kalkışıyor. Tel örgüler bile yetmiyor, tutamıyorum Içimde peydahlanan derin yaranın sebebi sen değilsin Alınma üzerine ey suskun , yakışmaz sana Benimdir bu acı eğreti durur kalbinde. Şimdi sözüm sana ey acı! Bil ki seni sinede boğmak içindir tüm iç çekişlerim, Aklayıp paklamak içindir gözümden düşen her damla. Sineye çekilmiş onca dikenden sonra gülistan olsan neylersin ki canıma? Hemen şimdi! Aç sevdanın önünü ..........

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.