Kara Kule

F Ferhat Gedik
0 Altın Yaprak
Yükselen ağaç gövdelerinden öte, dalların yaprakları arasından sızan gün ışığı değil. Toprağın zerrelerinde yaşamını yitiren ekim yaprakları, kuruyan dipsiz kuyunun suyu değil. Yüzünü aydınlatan ay ışıkları ve ruhuna can veren bahar rüzgarları değil. Karanlık sokakta yankılanan kahkahalar, geri dönmeyen cevapsız mektuplar, kaybolan hatıralar benim. Kayıp kentlerin, kayıp türküleri olur, çağlar boyu dil taşır sözleri, dökülünce hayatlar kağıtlara kitap olur insan. Zaman makinası aynalar, ilk çağda bir gölge, orta çağda bir çocuk, yeni çağda bir genç, yakın çağdakiyse yaşlı bir adam. Üzerinden defalarca geçtiğim yollar, aklımın karanlık tarafı ve hiç keşf edilmemiş icatlar, hepsi anahtarı kayıp olan o sandıkta. Hayat, bazen abarttığımız bazen ciddiye bile almadığımız hayat. Sonunda ben yeniden doğacakken o sandığın anahtarını getirdiler. Herşeyimi aldım ve doğduğum güne geri döndüm. Garip olansa doğduğum günle, öldüğüm günün aynı olmasıydı.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.