Meclis-i İrfân

F Ferhat Gülsün
0 Altın Yaprak
ay : neden? gül : -çünkü… ay sökülmez güneşten sönmedikçe sînemizde aşkın ışığı yetmez ölüme bir nefesin mecâli yetiş diyor mürşid ömrümüz hilâl koş ! yolumuz cihad-ı ekber medettir a'mak-ı hayâl varmaz sesimiz ummana akmadıkça çeşm-i sel konuş diyor mürşid niye suyumuz lâl ay : usanır mı gönül gam çekmekten? gül : -bırak dökülsün alnımıza kederin perçemi nasıl diner yağmur, suyun kıymetini bilmeden kopsun fırtına, dayan ! Yoldur denizin ertesi söyle dolunay, kaç güneşi öptün alevinden sanma meşk ediyor bülbül, soldu gülün gamzesi şebnem düşer yaprağa, uçar bülbül gam telinden bırak sokulsun sinemize Kabil'in hançeri doymaz gönül, aç yüreği aşkıyla beslemeden müjdesin meclise, sabahtır akşamın secdesi nasıl kopar elin elimden, elim Şems elinden ay : kaç yürek kustu içinden öfkeyi? gül : -damıtılmış bir sözün şarabıyız mahzenden güneşe, aşktan kapıyız erdik kereme, sual olmaz gamdan sen alev oldun, ben omzunda şamdan neden bu cefa, sor ki neden çokuz can olduk mu ateşe, bil ki yokuz açmaz gülü, kâmili bilmeyenin gel, gözü pektir gazel söyleyenin nasıl yıkılır duvar dokunmazsak kim bize engel olur, hangi yasak akıttık irini müşkil çibandan koşalım sele imdadımız aydan saydım, diken üstüne kim gelecek bir sen var bir ben, topladım tek yürek ay : kaç hâleyle ay geldi kapıya, kaç kişi gecenin karanlıkta raksını gördü? gül : -bilmem ki sığar mı aşk suyu sığ gözlerime sur nasıl yıkıyor kendini bir sırla, dinle dilinde söz yıkadığımsın, konuştur elîf aslımı aslına gömdüm gerisi muhtelif kapımda dolunaydı gelişin, yüzün hâle kaç ölümü öldürdük bu yaşamakla söyle tutunduk göğe, düş gülgûn, düşümüz aydınlık sonumuz cânân, yakınma neden bu karanlık görmez gözü tende olan gönüldeki hali anlat bana ey dost mürşiddeki o kemâli şeker koydum gazele karıştı güz yanına şemstir aşığın sözü, meclise geldi, oyna ay : zaman meşk ile doluyken, bizdeki bu telaş niye? gül : kaç umuda tüter bu saklı hâne gözümüz sâki,gönlümüz meyhâne gör ki sonu gelmez o kör uykunun ay şavkından düştük sesime tutun canımın yarısında cemâlin var ağlarsan gülerim,gülersen ağlar nasıl sığar ebediyete zaman topraktan geldin,derya ol ey insan meşk mi gülün düşü,bülbüle sor koş mürşide, aklını aklımla yor ay : dal ve gül ? gül : gül başkaldırırken dikene nasıl kırılır dal özümü al topraktan bu aşk bin yıllık bir masal var git sabrın ötesine,fecrindeyim gün olur yetişir imdat, Allah kerim uyan,perdesini örten gece Şems'i bulduk Celâl'in seyriyle siyahından âheste gam doğsun gel meclise,sana da aşk olsun himâyen ki mah-ı nev senden geldim beni sev her gül al bir gül dal

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.