Öksüz Serzeniş...

H Hazal Karadağ
0 Altın Yaprak
Karanlığın elleri öksüz serzeniş gibi, Tırmalıyor gece pencereleri Küskün şimdi ay saklamış yüzünü Zifiri deccallar eker korkuyu… Ellerim titrek elleri değer diye Kâbusun… Kızılına sarılmış yürek atan kanımın. Bir sızı saplanıyor incecik,kuruyor bedende saltanatını.. Ben. Bana teselli dolu heceler saymaktayım. Ben hasta ve kırgın yürekle hesaplaşmaktayım… Aklanacak gece diye nafile telaşla dayanmaktayım… Hiçbir yalnızlık gözlerimdeki kadar derin değil. Sıkılgan yüzüm, asılmakta aynaya Aynalar saklar hüznümdeki sırrımı… Gözlerim dayanamaz bakmaya… Bahçede leylak kokusu Okşuyor burnumu. Yalnızlığımın lila sarhoşluğu… Kıdemsiz çaylak bir korkuya esir gözlerim Besmeleye dem vurur lal olmuş dilim.. Gölge gölge saltanatı zifirin, Riyakâr günün bitimi… Gül yaprağı yüreğim solmakta… Bir gölge gibi gece yarısı köşe başında… Bir çocuk yüreğine eş yürek atışlarım Sıkmakta kan ter içinde göğsümü… Göz kırpıyor ahir bana… Ölüm geliyor sandıkça, Yüzleri takılır çocuklarımın… Nefesim sıklaştıkça… Şimdi sırası değil melek, Meleklerim büyüsün diyerek, Yırtarım ak bezi,şans sayarak yaşamı.... Ve yollarım dosta gider… Artık yeter,kırma beni... Denizlere dökme beni

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.