Günyüzü görmeye hevesli gözlerime gece karası hüzünler sirayet ettikçe, Şerefine yeminler içtim damardan şiir şiir İhtimaller devşirirken yüreğim Aşka nûn cesaretle…
Kalabalık bir ülkenin sınırında eskiyen bir çitti gözlerim Birkaç kuşun adresi… Birkaç hüznün kıblesi……
Hazan döküyor yüreğim. Gül yaprağı misali Hüznü sen reva gördün, gözleri kör sevgili Yüreğimin ateşi, harlanıyor gideli… ………………Hicransa bir yanım... Ki öbür yanım sendedir…
Maktul Makul bir ölüm şekli, Ve makyajı yapılmış yalan yeminle Malulen emekliye ayrılmış……
Tutunur karanlığa Katar katar gölgeler Oğul verir sancıyla……
Döküldü al gülün yaprağı avuçlarıma Tanıdık bir sesti, dokundu uykularıma Yankılandı gecede ismi dua usumda……
//İntizar çizgisinde inkâr etmek yazgıyı Billahi şirktir hakkın adını// Çarpanı kalpse melun sızının…
/Oy zulüm sancısı ölüm Vicdan bihaberi bedenlere dökül bir nebze/ Ah……
Yüzünden damla damla hüzün dökülüyor yerlere… Ruh çarmığa gerili, bir serçenin kanat çırpışı gibi Sıklaşmakta telaşı, Elleri mıhlanacak, geçmişten ne varsa dünler adına…
Ertelenmiş baharların uğultusuyla çoğalıyordum Kendime kırgın bir nefesle, Gecenin uzağında Seherin dudağında bir yerde…
Yine tan ağarıyor Pekmez damıtılmış özlemler Ahvale perçem tarıyor...…
Ömrün bahar çağında zemheri soluyor takvim Kar tanesiyim kristal, düşüyorum gör beni... Çiğ damlası yaşlarım, bahar yapraklarında…
Karanlığın elleri öksüz serzeniş gibi, Tırmalıyor gece pencereleri Küskün şimdi ay saklamış yüzünü Zifiri deccallar eker korkuyu……
Ve ölüm... Derin bir yara İçli bir sükût.…
Birazdan güneş solacak avuçlarımda Devrilecek soluma umudun hezeyan solukları Karanlığa kalınca kabaracak dalgalar Yürek selinin yaşlı mevsimleri çöküntüye uğrayacak…
15 / 20 gösteriliyor