Zülfikâr

İ İbrahim Ulga
0 Altın Yaprak
* Bu şiir dostluk üzerine yazılmıştır. Üniversite yıllarında bir evde kalan altı kişinin yaşadığı hüzünleri, sevinçleri ve umutlarını kırık dökük de olsa dile getirmeye çalışmıştır.Bu evin ismi Zülfikâr'dı. Geceler bizimdi korkusuzluğun yatağında Tren yollarını bir bir atlar zülfikar'a koşardık Boğuk neminden koklar yanımıza alırdık Ne sevdalar bitirdik, nelerden geçtik Biz doğan güneşe sevdalı altı neferdik, Tırnaklarımızı sessizliğin böğrüne saplar Karanlıkları sabırsızlıkla deşerdik Biz karlı dağlarda ümittik Çaresizlikte doğan aydınlık azimdik Biz doğan güneşe sevdalı altı neferdik, Kuşlar geçer halimize ağlarlardı Gözlerimizde fer, kalbimizde umut vardı Kaç akşam geçti, kederimizde kaç hasret sevişti Ne yapalım adil kader bizi seçti Biz karanlıkta ışıldayan güneştik Umutta bir, davada bir, gönülde birdik Ne acılardan geçtik, zehir suyundan içtik Ama biz hiç kimseye küsmedik Bardağımıza dem doldurur, çaresizce dertleşirdik Biz doğan güneşe sevdalı altı neferdik, Ağlamaktan yorulmuş gözler ve sözlerdi Gülebilmek çoktan uçup gitti Yoğrulan dertti tabağımızda Tuzlu karabiberdi lokmamızda Biz karanlığı cezalandırmış kederdik Biz doğan güneşe sevdalı altı neferdik, Sevinçlerimiz nazlı nazlı gözlerimize küserdi Ağlamalar ancak bize gülerdi Biz ızdırabın çocukları, çilenin babasıydık Karanlıktan korkar, aydınlığa koşardık Ne dertli dumanlar çektik ciğerlerimize Ama biz bu dalgalarda ölmedik Ölümsüzleşmek için bedenimizi geberttik Biz dağda çıldıran boranlarla eştik Sevdalarımızı türkü yapar dertli dertli söylerdik Biz doğan güneşe sevdalı altı neferdik, Nefretin ortasına kırmızı güller aşılardık Tepemizde sallanan mehtap bilmezdi bizi Anlamazdı martılar kederimizi Biz acı akşamlarda dağladık gözlerimizi Aydınlık tuzlu sularda yüzer Dertlerimizi bölüşür de yerdik Biz karanlık gecede parlayan yıldızdık Kayaları parçalayan deli fırtınaydık Aralarına papatyalarımızı eker Su olmayınca gözyaşımızla sulardık Biz karlı dağlarda kardelendik Biz doğan güneşe sevdalı altı neferdik, Ey koca kurt kederin tuzdan daha acı Çekilip kenera ağlamalarını işitirdik Ama kimseye bir şey söylemezdik Hani ilerde dükkan açacak, Kârımızı anadoluya bağışlayacaktık Limon kafe'de lahmacun yapacak, radyo kuracaktık Ey koca kurt biz neydik ne olduk Yoksa unutulan biz mi olduk? Gözlerimizde umut, kalbimizde aşk vardı Boğuşmaktan kaçmadık, asla yorulmadık Acı turşumuzu katık yapar, yudumlarımızı sayardık Kederli zülfikar'a bakar bakar ağlardık İlkbahar dolaşırken yanımızda Kokularıyla cennet asa baharlara sevdalandık Biz doğan doğan güneşe sevdalı altı neferdik, Hasret yoğurdu bizi, gözyaşı suladı hecemizi Kuru dalda suya hasret tomurcuktuk Biz her nefesimizde dava soluduk Böğründe yanlızlığın ikiyüzlü fahişe gülüşünden yorulduk İnançsız saniyelerin infazcısı olduk Adımız bela diye kazınsa da toprağa Biz toprağı yeşerten sevdalı okyanustuk Varsın anlamasın hiç kimse kederimizi Biz bizde hayat bulduk, davada yorulduk Biz gönülsüz gönül eriydik Biz gelecekteki güllerimizi sulayan üçbeş kişiydik Biz doğan güneşe sevdalı altı neferdik.

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.