İstanbul Uykudaydı
İ İsmail Bayar
0
Altın Yaprak
Aldırmadan feryatlarıma
Koparken ağır ağır benden;
Biliyorum, senin de yanıyordu için,
Ben zaten yanmışım dercesine.
Uçuyordun bir başka iklime,
Sanma ki geride kalmak kolaydı;
Ve sen ruhun bedenden uçuşu misali kaçarken,
İstanbul uykudaydı.
Her damlada eridim,
Her damlada bittim;
Kaldıramadım bu yükü,
Omuzlarım çöktü.
Gecelere bağlandım, gecelerce ağladım;
Viran olan hanem, evvelce bir saraydı;
Ve sen yüzüstü bırakırken beni,
İstanbul uykudaydı.
Dönersin geri diye, yolunu gözlüyorum;
Kor düştü yüreğime, yanıyor, yanıyorum.
Bu acıyla yatıyor, bununla kalkıyorum.
Son kapıyı vuruşun, hançer olup kalbime,
Saplanıyor yeniden;
Ayrılışınla sanki gökten bir yıldız kaydı;
Ve sen koparken bağrımdan,
İstanbul uykudaydı.
Peygamber yüzü gören Eyyüb'e koştum;
Beni de ağırladı, hal diliyle konuştum.
Rabbimin huzurunda kapanmışken secdeye,
Mihrabın yakınında hayalinle buluştum.
Kaldırınca başımı kaybolup gittin birden,
Başım o seccadeden keşke kalkmaz olaydı,
Ve sen uçup giderken,
İstanbul uykudaydı.
Bu şehir kopardı seni benden,
Bu şehir aldı götürdü.
Seni götürdü, beni bitirdi.
Zorlanıyorum yaşamakta, zorlanıyorum.
Söner gibi görünsem de yeniden korlanıyorum.
Sararmış yapraklarla hüzünlü bir aydı,
Ve sen elveda derken
İstanbul uykudaydı.
Döneceksin biliyorum, dönecek
Kollarını açarak uçacaksın bana.
Hayır, hayır hayal değil bu bir gerçek,
Sanma ki ümitler tükenecek.
Bu azap dolu günlerin mutluluk var ardında
Sarılırken boynuma, gözlerim dolacak.
Ve belki, senin vuslatında yine,
İstanbul uykuda olacak.
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş