Kına Gözlüm
K Kibar Tavasav
0
Altın Yaprak
Ayrılığın rapsodisini yazıyorum
Yıldızlar dans ediyor, dünyaya yakamoz sarkaçlarını sarkıtıpta gökyüzünde
Gölge gibi peşimdesin
Sen ediyorsun içimde
Dinmeyen bir fırtınanın girdabına kapılıpta sürüklenen bir kum tanesiyim
Bir gün;
Gözlerimi öksüz bırakıp eğer gideceksen
Seraplarını götür peşinden
Akmasın n'olur çağlayanlardan dökülür gibi aklıma derinden
Akmasın dökülür gibi dilinden
Akmasın n'olur akmasın
Bir gün uçucu bir kuş gibi kanat takıp şu göğsümden uzaklara göçeceksen
Göz kapaklarımın altında seni saklayıpta uyuduğum uykumdan hiç uyanmadan ben
Aklımın doyumsuz sokaklarınıda al götür sabah erkenden,
Kem söyleme n'olur yüreğin ağlar dökülür yaş gözlerinden
Hiç istemesemde kış uykusu mahmurluğunda kalk git usul usul bedenimden
Kına gözlüm şu sana olgun sevgim kalbimin en derin köşelerinden
Bir yerlerim acıyor, dur dokunma, dokunma arkadaş bağrıma
Taş gibi düştü dostluk ihanetinin ilmiği şu canıma
Bir yangının küllerine yazıldı ayrılığın fermanı
Bir yangının küllerine yazıldı aman aman buna
Sen benden isteseydin yıldızları indirirde yapıştırdım gözlerinin narına
Ay diline dokunur
Güneş ısıtırdı kollarında
Sen isteseydin çağlayanlardan buz gibi soğuk sular dökülürdü ellerimle kına gözlüm gözlerinin farına
Yağmur yağıyor işte
Yağmur yağıyor gözlerimden
Yağmur yağıyor şıpır şıpır
Yağmur yağıyor şırıl şırıl
Yağmur yağıyor
Sensizliği süpüren caddelere sokaklara
Yokluğun tükürüyor rahmet olup başımdan dökülen damlaların yanında
Kına gözlüm benim yağmurlarım sana tek sana
Ferman dinlemiyor hiç bir şey
Ferman dinlemiyor
Yıkıyor
Parçalıyor
Kırıyor
Yok nafile yapılacak şey
Ferman dinlemiyor kına gözlerin yakıyor ah değil olacak şey
Bazen bir mısarının aktığını duyar insan içten içe
İçten içe bir ateş yalar kemiklerin ucunu derinden
Sızlatır ele düşmüş bir mum yağı gibi ayrılıklar
İnsanın içini karanlık bir boşluk kaplar
Nil gibi sürükler ateşe körpe yürekleri sevdalar
Bu sevdalar yalın ayak kına gözlüm
Sevdalar dilim kesen sırça ayrılıklar
Yanık olur yürekler
Dilin ucuna heceler konar cır cır böcekleri gibi
Kelebek dokunuşlarında gizlenir zaman gidip geldiği gibi
Yanık olur kına gözler
Yanık olur gözlerimde kına gözler
Her aşkın ölüşünde tene düşer kara benekler
Sevdalar ayrılık kokar yar yollarını bekler
Kına gözlüm şu yağmur gözlerim seni özler, seni özler
Beni kimse böyle bilmedi kına gözlüm
Beni kimse sensizliğe böyle öksüz kalışımda ağladığımı görmedi
Yine hüzün tükürüyor beynime
Aklımın kuşları göçüyor bir yerlere
Ayaklarımı basıyor ateş
Ellerim titremelerde
Gözlerim asılı kaldı ufuktaki ayrılık çizgisine
Dilim dilim bölüştürdü beni bin parçaya görüşlerin
Beşik gibi salladı acılar kalbimi dilinden dökülen sözlerin
Kına gözlüm
Keşfedilmemiş yanlarıma düşüyor gölgen
Gölgen ıtırlı
Gölgen salih
Gölgen ıslak
İç kesici hasret kokulu bakışların
Ve ben kesiliyorum canım
Kesiliyor ellerim ayaklarım
Kesiliyor gözlerim, beynim her şeyim tatlım
Kına gözlüm
Sen yağmura teslim
Ben sele teslim
Gidiyoruz bir yerlerden bir yerlere uğur böceğinin kanatlarına tutunupta
Yarattığın yara çok anlamlı ve çok derin
Yapabileceğim hiç bir şey yok her şey o kına gözlerinde sana mutluluklar dilerim
Çok kırıldım, parçalandım bense senin mutlu olmanı isterim
Kına gözlüm
Ben yunusun geçtiği yollardan geçip te giderim
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş