İç Döküş9(düz Yazı)

M Marina Amilidze
0 Altın Yaprak
Ya kitaplarım olmasaydı Ya okuma bilmeseydim hiç Konu: okula gitmek ne demek? Okulu çok seviyordum ben.Okula gitmek istemeyen arkadaşlarıma için için sitem ederdim çoğu kez. Okul mükemmel bir yerdi benim için. Okulu sevemeyen niye sevemez sonra sonra anlasam bile,şu gün bile ben okulu çok severim. Hele yeni alınmış defter kitap kokusunu. Kalemlerimi,çantamı. Annem bana hep diktirme önlük giydirirdi. Ne hoş modelli önlüklerim vardı ah ah. Gıcır gıcır ayakkabılarım. Ezelinden beri durumu bozuk olan arkadaşlarıma karşı hep daha nazik davranırım. Onların yanında benim sahip olduğum en basit bir şeyi bile ortaya sere serpe çıkarmak istemem. Kitaplarım hariç.Kitaplarıma söz yok. Kitaplarım benim için en büyük sevgilidir. Kaç kere evi yakıyordum annemin korkusuna gece yarıları gizli gizli okumaktan. Annem fazla okula gitmemiş bir çocukmuş. Benim okulu sevmeme çok sevinirdi,fakat çok aşırı kitap okuyunca gözlerim hasta olur diye(astiğmat,miyop ve gözlüklüyüm şimdi)gece yasak koymuştu. Ben de mum yakardım,bir elimde mumum,yorganı üstüme çekip zor şartlarda devam ederdim okumaya.:) Okula kayıt ettirdiler beni Heyecandan ölmek üzereyim. Annem zaten çok hassas bir küçük anne olarak çok duygulu. (annem küçük yaşta beni doğurmuş) Küçük erkek kardeşim kucağında,diğer erkek kardeşim eteğinde ben yanlarından boyumdan büyük çantamı taşıyarak yürüyorum. Daha o günden hayatın içine girdiğim hissettirilmişti bana. Kendi kendime taşıyordum çantamı ve beslenme çantamı. Bu beslenme çantası bir kaç tas idi aslında. Şimdi zaman zaman çocuklarını okula götüren veliler görüyorum. Belki ders kitapları çok ağır ve fazla,anlayabiliyorum. Yinede çok düşünüyor üzülüyorum. Çocuğunun sorumluluğu olan çantasını taşıma işini kendi üstlenen bir veli, ileride çocuğunu nasıl bir hayata hazırlıyor? Çocuğuna iyilik yaparken kötülük yaptığını esasen hiç aklına getiriyor mu? Ben çocuklarımın yüklerini asla taşımadım,okul çantaları başta olmak üzere. Gelelim o güne. Okula ilk gideceğim heyecanlı vakte.Ayla teyzem hayatımızda çok rol oynamış demek ki, yazdıkça daha çok farkına varıyorum. Ayla teyze de okuldaydı,çocuğunu getirmişti.Tülin ve onun benden altı yedi ay kadar büyük erkek kardeşi Mustafa. Annem tir tir titriyordu elimi tutmuştu. O titredikçe ben bir garip oluyordum. İçimden bir ses gitme anneni tek bırakma diyordu. Bir başka sesde git,her şeyi oku, çok öğren diyordu. Bu garip ruh haliyle birlikteydim,içime bir tuhaf acı saplandı. Ayla teyzem annemin kulağına bir şey dediğini duymuştum. Annem ona 'elim ayağımdı benim onsuz nasıl başedicem her işle'diyordu Elime daha sıkı sarılıyordu,gözleri dolu dolu olmuştu. 'Ayla sanki gelmemek üzere gidiyor Aysun' Ayla teyzem:'saçmalama bırak çocuğu,hayat yolunda devam etsin,ona destek ol,gülümse'diye yanıtlıyordu. Zil çaldı. Çocuklar sıra sıra sınıflarına dağılıyor Annem elimi sıkıca tutmuş,can çekişiyor. Ben henüz doğmuş bir bebek gibi şaşkınım o an. Kulağıma fısıldadı:'oku kızım,oku sen,hayata ilk adımı attın şimdi' Şimdi bu satırları yazarken gözlerim doldu. Gerçektende annemin dediği olmuştu,ben okula gitmiştim,okumaya aşık olmuştum... Bir daha hiç bir şey eskisi gibi olamadı. Yine abla oldum. Yine işler yaptım. Okumak ise kanıma işlemiş bir zehirdi,öyle de kalacak,gözlerim görebildiği sürece..

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.