Ateşe Düş'tüm
M Muammer Erkul
0
Altın Yaprak
Ateşe düşer pervaneler...
Ama pervaneler ateşe düşmeden;
ateş düşmüştür içlerine!..
Ateş, pervanelerin içine düşer;
Ve pervaneler, ateşe!..
Ateşe düştüm...
Ateşe düştüm, şuna karar veremediği gün zaman:
Yanan hangisidir;
Pervane miii, ateş mi?..
Ateşe; düş'tüm...
Ateşe düş'tüm ve ateş de bana düş'tü, her rüyâda!..
Rüyâlarım sürükledi zaten beni bu ateşin koynuna;
Ateşe düştüm!..
Şimdi, bilmek vakti midir, bilmem;
Ateşin, dışarda olmasına; yangın derler,
ama yangın içindeyse; aşk!..
Yani bir ıslak yorgan gibi atılırsın üstüne,
ve sararsın bu ateşi; kendinle!..
Bunun, bir adı olmalı mı,
yani aşka bir isim konmalı mı "ben"den başka?..
Yoksa her yanış, yine ve hâlâ ve ilelebet "ben"le mi anlatılmalı?..
Aşk, işte bu yüzden görülmez çoğu zaman;
tetik düşene kadar.
Çünkü aşk; suyun kaynama noktasıdır,
çünkü aşk; bir atın çatlama noktasıdır,
aşk; bir uzun fayın kırılma noktasıdır...
Yani aşk;
ya buhar eder uçurur seni veya devirir,
yere serer!
Ateşe düştüğü gibi, içine ateş düşen pervanelerin;
Ateşe düştüm...
Zamanın, seçemediği gün;
pervanelerin mi, yoksa ateşin mi yandığını!..
Ateş, düşümdü benim...
Ve ben, ateşe; düş'tüm;
ateşe düşmeden önce!..
Rüyâlarım sürükledi zaten beni bu ateşin koynuna;
Ateşe düştüm!..
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş