Mezarlık Bekçisi
M Mükerrem Suna Varol
0
Altın Yaprak
varlığın çekirdeği
görünen yüz, saç telinde kılavuz
buyurdunuz ve oldu – aceleyle – beklenen
siz ki iç çekişlerim, şatafatlarım
birbiri üzre doğup eklenen
ol desem olurdunuz
/ tanrı verseydi size
ışıktan ellerini /
tutarım elinizi gocunmadan bir yandan
ve kıbleler eğrilir, tırnaklar uzar ve de
paslı dibin kirleri en büyük sırrı verir:
i k i k e r e i k i b i r!
i k i k e r e i k i b i r!
b i r atom çekirdeği sığmayınca fişeğe
olur muydu deseler bu yer bu gök: n e a l a!
sığınarak yarı hür madeni tanrılara
deseydiler olur mu: k a r a ç a t ı g e l i n i!
b i r a z d a n s e n i d e a l m a y a g e l e c e k l e r
s ö z l e r i n e b u y r u k b e k l e y e n a ç m e l e k l e r
bir ölünün saç teline düşen yıldırım
mezarlık bekçisinin karnından doğdu
/her doğum bir çeşit anlaşmadır ölümle/
bir küçücük kızın kopan bacağı uslu
az ötede annesinin elinde duruyordu
mezarlık bekçisinin karnından doğdu
bulanık sular, ana rahmi ve ayaz
susun sanrılarım ya da çıldırın biraz
civa ruhlu mezarlık bekçisinin
şifrelerini hep birlikte çözebiliriz
ben ve gök
ve anne ve siz
ki ölülere ne dersiniz?
saçları, dişleri ve iç çekişleri
ile onlar
bir bekçinin sanatı
zaman o çılgın atı
sürerken sonsuzluğa
ve ö l ü l e r
yaşamın mı
ölümün mü kanıtı
az kaldı
bütün ruhlar evine çekilmeğe
işte tam burada
bu gece yarısında
birkaç satır ve gülle
içim, mezarlık bekçisi kadar
tanıdıktır ölüme
...
/birkaç gülle ve satır/
...
bir küçük kızın ruhu
ayaklanmış ölüme
ve nedense içimde
kopan bacağını aramaktadır.
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş