Sükûtun Gözyaşları

M Mustafa Jesus Alpar
0 Altın Yaprak
Amansız tutkuları yakıyorum yine bu gece, Sigaramın dumanı alıyor puslu gözlerimi, Belki sabah olmakta, zayi olmuş kentlerde Bense boş bir duvara kaptırıyorum bakışımı, Yüzüm tutuklu kalıyor suskun pencerelerde… Karanlığa düşüyor yetim köşemin hıçkırıkları, Bir oda içinde binlerce yalnızlık buluyorum… Sessizliğe gömülüyor bir hayalin ağlayışları, Eski bilindik bir rüyada, usulca kayboluyorum Yağmurlarla bir düşüyor sükûtun gözyaşları Bazen bir kapı gıcırtısı bile özlenebiliyormuş, Derince bir sessizlik alıp götürünce yüzleri, Bir başına kaldın mı sözler yere düşüyormuş… Meğer ne çabuk yitiriyormuş zaman gülüşleri, Suskunluk değdiğinde dile, geceler yanıyormuş Bomboş bir odada duyuluyor acıların yankıları, Acıları besliyorum şimdi okuduğum satırlarda, Usul usul kanatıyorum bugün dünkü yaraları, Ne bir fısıltı, ne bir esinti düşüyor buralara Sinsice süzülüyor kirpiğimden sükûtun gözyaşları

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.