Yaklaşan son durağı Hiçlerle heba edilmiş ömür otobüsünün Eğelemekten dişleri kalmadı artık Hayatımızın çelikten törpüsünün…
Sana sen var saat. Öldürme zamanı tekmil düşünceleri Bir tik tak sonrasının sonsuzluğunda, Taburcu olmadan umutlar yürekten,…
Bu şiir; Ne söylenmemiş söze, Ne çimen yeşili göze Dıştan öte öze…
Artık şiirlerimi kimselere okutmuyorum Herkes sana yazıyorum sanmasın. Ve ağlamıyorum da artık Ki hatıran ıslanmasın.
Mevsim hazan Bağ bozumu hayal bahçelerinin Ve kıvrımsı kurak düşlerin dökülme vakti. Bir sağa, bir sola…
Sanmaki gidişin sonum olacak... Eskisi gibi parlamasın gittiğinde yıldızlar ne çıkar. Ne çıkar güneş öyle güzel doğmayacaksa İşte bak.Gene dönüyor dünya yokluğuna, yokluğuna...…
Sessizliğin bilgeliğindeki solgun yüzüm Aynaların yaslı buluşmasında. Kuluçkaya yatırdığım geçmişimle Nasıl dur der yolsuzluğum yoluma? .…
Gecenin en kuytusundan sesleniyorum Karanlığın koyusundan Duy beni Duy diyorum.…
Beyaz duvaklı masallar anlatırdı gözlerin, Şavkından ay akardı. Bir çocuksu coşkuydu içinde sakladığın. Gözlerinde yıldızlar bir başka parlar,…
Bir yüreğin saflığını çalıp götürdüler Şimdi artık, Şimdi nasıl durdururum dudaklarımda gülüşlerimi? Nasıl dökülebilirim ırmaklara?…
Anamın ak sütünden çok Anason kokuşluydu ağzım Ve nikotinin ağır aksak üstüme sinmişliği. Bende senin gibiydim Yusuf.…