Soyunun insanlar! Medeniyetin terli koynundan çıktım soluk soluğa.... Zaten hüznümden başka bir şey giymedim ki. Bilmem kaç asır geriden geliyorum.....…
Yüzüm damladı hüznüme parça parça, ki her parça biraz sen ki her parça biraz da yüzün. Şimdi gölzerim kaldı gözlerin gibi ve birkaç sözüm kaldı dudak arası hüzünlerde.…
Irmak! Irmağın kıyısında bakarken Derin bir düşün yansımasına; Kırılmak…..…
Bir kağıt düşü çocuk bu geceler Adına yakın bir kafiye bulsam; Gizdüşümü olur kırık dökük heceler, çaresiz karanlığa kaçarım…
Yıkılmış bir kentin sokak lambalarıydı tek ayakta kalan Sensiz bir şehri en iyi onlar gösterirdi, Belki toz, biraz duman Yalnız,…
Senle başlayan cümlelerin kurduğu bir uygarlığın çöküşüydü aslında bu aşk hikayesi. Kelimeleri sana iliştirince, adına aşk diyorduk. Sonbaharda dökülen kelimelerden şiir yaptık biz…
Hangi mısra örterdi çıplak bir aşkın bedendeki gölgesini… Ben ayrılık şiirleri yazardım; Sen nisandın,…