Fulya

N Nuriye Zeybek
0 Altın Yaprak
ah fulya eskisi gibi değil hiçbir bahar hiçbir yağmur eskisi gibi yağmıyor ılgıt ılgıt esmiyor hiçbir meltem oysa kışın yanağında ne çok baharı düşlemiştim toprağa düşende cemre sürgün verecekti umutlarım bugünlerde ağzımda mürekkep tadı yüreğimde doğmamış şiirlerim alıp başımı ne çok gidesim var bir akşam sular uyuduğunda hüzzam bir şarkı vurduğunda kıyılarıma yıldız asıp saçlarıma vursam kendimi yollara yürüsem diyorum yürüsem kan otursa ayaklarıma ah fulya ihanetin yağdığı yerdeyim ölü turnalar düşüyor diyarıma hiçbir kervana yetişemiyorum hiçbir kuş konmuyor dalıma ha deyince ulaşmıyor selâmlar hercailer açmadan soluyor şakağından vurulmuş tüm umutlar gitsem olmuyor, kalsam olmuyor ellerim tütün sarısı fulya nikotinle sarıyorum acıyan yanlarımı ha deyince kapanmıyor bu yaralar ah fulya bugünlerde elvan baharlar bana göre değil zehir çiçek açar zakkumda köstebek dadanmış irem saklı kuytularıma nemrutun gözündeki kara sürülmez mi dîdâra gözler âmâ diller lâlsa vaktidir gitmelerin belki de usulca süzülüp kapılardan geldiğim gibi gitmeliyim açma fulya rengini ayrılıklara sakla dinle, ayaklarımı çağırıyor çağla açma fulya açma belki başka baharlara

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.