Tin Ve Gerek

Ö Ömer Serdar
0 Altın Yaprak
arnavut kaldırımlarında fırça boyarken siyahın karasını sapında bir umut kaldığını kim bilebilirdi Kimse bilemezdi elbet. Belki bilme girişiminde bulunulabilirdi, oraya buraya bırakılan mektuplar ve dip notlarda aşkın gümrüksüz geçişlerinden yararlanma istekleri. Bir de gitmekten bahsederlerdi ara-sıra. Ah Avicenna ah, o kadar derinden gelen bir adın var ki.:Hele unutulmak istenen sözde bireysellik. Kesinlikle gitti gider. Hani orada burada sarkarsın ya güzel yazılara, öyle bir isimin var. Ah Avicenna ah! adınız meri(mary) mesela bilemezdiniz ki o günlerin gerçeğini kesilip atılanlardan bir sokak kadar kokacağınızı göz taşında (bu kehanet gerçekleşti) nereden bilesiniz renginizden henüz boşalmış alı al moru mor bir ego ritüeliniz var bizdendir tüm renkleri diyelim sizdendir her kara parçasında teklik ya bozuk para olarak bilinse de harcar işte ucuza kendi kendinizi Her şeyi bilen, sen olma ihtimalini kaybeden, Avicenna! Sanıyorlar ki bir başınalık korkutacak seni. Korkudan ölen birileri nasıl bir daha? ! Saçma yani. Tuzluğu uzatır mısınız? Teşekkürler. ama her şeyi yalnız "sen" bilirsiniz her yer karanlık olsa da bayramlar için orada burada sahte içrek kafeslerle sandıklarınızdan alırız sizi naftalin kokulu bir dönüşüm belki kozamızda kalır ipek "sen" dinlemeye özürlü "ben"lik ayrı ayrı örülemeyecek bir kilimde yine de göz taşı Bu da geçip gider. Kalan, "yalan üzerine uzanmışlar/ihanet ortalıkta çırılçıplak/diz boyu acıda geçiyor günler/-sevdanın dört yanı keder-/yaşamak olsun maksat" (Oya Uysal) . Katılmıyoruz bu girdaba. Baştan beri ipinizle inmemiştik o sevdalı kuyuya. belki kimse anlatmakla oyalanmaz bizim kadar karanlığı herkesin bildiği bir renk vardır boğulduk boyandıkça ışığa kendi kendimizle cana verildik Üstelik birileri ışıktan bahsetmekle övünürken olacak iş mi desenize? Kesin bilgi yoktur. Bilin ki siz de böyle bir mavi noktaydınız. Bilecektiniz veya bileyecektiniz bıçağınızı. Çeşitli adlar koyacaktınız sonra. Kimi sudan sebeplerle, kimi fidan gibi davranırken odun kabalığında sahteliğinizle. … analar, kadınlar ve şeref/gece yarısı mektupları, dilenci satırlar, göz taşları, göz taşları… … böyle sustuk karanlık kaldırımlara ıslak ve eski bir resme bakmayarak yemin ettik ufo' ların harcamasına bizi başka kimseyi suçlamadık hani suç, uzayda "kim vurdu" ya giyinsindi artık paçavra elbiselerini En gerekli şeyi yanımıza almaya unutmuşuz. Olacak şey mi şimdi? Geçin onca asrı, bu güne gelin, damakta sular seller gibi salya ve karındaki guruldama. Nefis bir ton balığı konserve, tam heybeden çıkmış. Ama açacak yok (Yola koyulduğumuz günlerde konservelerin şimdiki gibi pratik açma kulakları yoktu.) . Ah en gerekli şey ah! Ah Avicenna ah! neyse daha söylesek "bilirim" dinleyecek engerek ama "biz" -acıtan sifonu- çektik bilemeyecek "tin" ve gerek

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.