Uzanırken ellerim düşsel güzelliğine yüzünün, Tek bir damla gözyaşında boğmak istiyor yalnızlığı yüreğim... Şimdi benden uzaktasın biliyorum, Ve seni hiç görmeden, seni uzağından..…
'' ben senden bir bardak su istedim, akdeniz değil ... '' dediğimde, sana bardakla gelmek haksızlık olur demiştin ... şimdi bakıyorum da hüznüme, fazla ellerime…
Gece uyurdu ve ben kanatırdım kendimi, kanırtırdım kalbimin sevgiye açlığını … karanlıktan korkmazdık çünkü taşralıydı çocuk duruşumuz……
Memleket kokulu topraklarda Oynanan bir oyundu sadece misket, Ve ona başka anlamlar yükleyecek kadar Geniş pencereden bakamıyordu hayata...…
'' ... sonu uçurum bir denizin yeşile çalan maviliğinde, dümeni kırılmış bir geminin ruhunu kaybeden kaptanıydı belki ... belki içten içe yara alıyordu; gemisini kurtarmak uğruna .…
Karanlığı delik deşik değil artık hiçbir kentin,gözümde... Bıçkın yıldızlarla yamalı aşklar yaşayan Geceler örtmüyor uykularımı.. Zaptı mümkünsüz sevdamı…
bütün susmaları ezberine alıp gidiyorsun, yetimliğime düşüyor sana uzanmaya çalışırken ellerim... bir köşe başında gülüşüm yağmalanıyor, gözlerim, sen bakıyor aynalara;…