Hüznün Aynadaki Hali
O Orhan Karın
0
Altın Yaprak
'' ... sonu uçurum bir denizin yeşile çalan maviliğinde,
dümeni kırılmış bir geminin ruhunu kaybeden kaptanıydı belki ...
belki içten içe yara alıyordu; gemisini kurtarmak uğruna .... ''
kendi doğallığının,
başkalarının doğasına aykırı gelmesiydi tek suçu ...
yaşama hakkı sunduğu her yürek,
kendi intiharını tetikledi durdu ...
yaralamaya çalıştı kendisini yaralayanları,
ama, her defasında kendisiydi;
yaralanan... yara alan ...
beyaz kadar iyiydi, siyah kadar kesin ...
hayatın yazgıladığı bir senaryoydu oynadığı;
başrol onundu evet,
ama, figüranlarını ortak etmişti bir kez hayatına ...
ve gün geldi,
o figüranlar başrol sevdasına düştüler ...
sonra tutunamadılar; düştüler birer birer,
sadece düş'tüler ...
uyandı düşlerinden ...
yaşanmışlıklar ortasında yaşanmamışlıklar büyüttü hep,
kendini en değerli bildi;
çünkü, kendinden başkası değildi kendini kentsiz bırakan ...
eksik olan neydi;
neydi başkalarına fazla gelen sevgisini intihara neden !...
her şeyiyle aykırıydı bu kente;
sesiyle ... sessizliğiyle ...
gülmekten gitseydi eğer,
yakışır mıydı ki ağlamak benliğine ?...
gülmek, hayata tutunmaktı onun için;
ağlamak, kendini intihar ...
sessiz haykırışlarının gölgesinde büyüttüğü
çocuksu vazgeçişleriyle dolu hayatına
'' KAHRAMAN '' değildi aradığı ...
yüreğindeki yarlarda yitip gideni bulmak adına
tüm dünyaya meydan okuyabilecek bir eşti özlemini gizlediği ...
kentsizliğinden kentler kurdu durdu kendine;
kırık umutlarıyla eşelediği toprağına kentsizliğinin ...
bir şairin suskun harflerinin gerisinde kalan yaşxxx inat,
her şeye çıplaktı duruşu ...
sonu uçurum bir denizin yeşile çalan maviliğinde,
dümeni kırılmış bir geminin ruhunu kaybeden kaptanıydı belki ...
belki içten içe yara alıyordu gemisini kurtarmak uğruna ...
içindeki boşluğa düşen karabasanları vardı onun;
düşlerine saldırıyorlardı uykudayken ...
düşündüğü şey hep aynıydı;
kime ve neye geç kalmıştı ?...
sorgulamak yersizdi ...
yaşanmış,
ama yaşanmışlıklar giyinip hislerini felç eden yüzlerin
kendilerini kandırdıkları aynalarında,
bir tokat gibi duruyordu şimdi asil hüznü ...
evet, yenilmemişti ... yenilmemişti işte ...
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş