Akşam yaklaşıyor artık, her yerde sessizlik Deniz meltem hazırlıyor biraz sonraya Kumlarda yengeç izi, dalgalarda salyangoz Ezgilerle donanmış serin Sarayburnu'na…
Şair ve yazar, gazeteci. 10 Eylül 1968, Ordu doğumlu. Bazı yazılarında Can Çakır ve Ali Kemal adlarını kullandı. İlk ve ortaokulu Ordu’da, lise ve yükseköğrenimini İstanbul’da tamamladı. 1987’den itibaren çalıştığı Türkiye gazetesinde uzun yıllar kültür-sanat sayfasını yönetti. Bir süre Yeni Şafak Gazetesi Yazı İşleri Müdürü olarak görev yapan Özcan Ünlü, sırasıyla Zaman Gazetesi, Türkiye Gazetesi/ TGRT, Ders Kitapları A.Ş., AK Parti İletişim Koordinötürlüğü görevlerinde bulundu. Özcan Ünlü, halen Diriliş Postası Gazetesinde köşe yazarıdır. Basın Konseyi, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, İLESAM, Türkiye Yazarlar Birliği ve Karadeniz Yazarlar Birliği üyesi olan Ünlü'nün çeşitli kurum ve kuruluşlardan aldığı ödülleri bulunuyor. İlk öyküsü 1988’de Mavera dergisinde, sonraki yıllarda şiir ve öyküleri kurucularından olduğu Kardelen ve Kültür Dünyası, Kırkikindi, Mavera, Türk Edebiyatı, Endülüs, Yesevi, Tarla, Kalem ve Onur, Tepe Edebiyat, Bizim Külliye, Hece, Ay Vakti, Yitik Düşler, Bir Nokta gibi dergilerde yayımlandı.
Özcan Ünlü şiirleri
Bu hüznü, geceyi kabusa sunan Bıçak gibi giydim eğnime, yoksun. Her sokak başında çığırtkan, solgun Bir çocuk ağlaması, şimdi sensizlik.…
Samansarısı rüzgarlara vur anne saçlarımı Ellerimi demir bakışlarının göğsünde uyut Böyle bitmeyecek anne geceler Böyle bitmeyecek yağmurlu geceler, biliyorum…
Aşk, doyulmaz bir koşudur gülüm Ölümüne başkaldırmaktır, aşk!.. Seni sevdim…
Akşam yaklaşiyor artik, her yerde sessizlik Deniz meltem hazirliyor biraz sonraya Kumlarda yengeç izi, dalgalarda salyangoz Ezgilerle donanmiş serin Sarayburnu'na…
Ben büyük aşklari severim gülüm, büyük olsun Deniz gibi, okyanus gibi, hatta daha da büyük Kaç kişiyiz ki, seninle birlikte olunca Büyük sokak yagmurlarinin altinda Istanbul kadar.…
bir rüzgarlı havadayım, sorma gitsin güneş yanığı dalgaları seyrediyorum Vona'nın bütün ışıkları sus-pus bütün bahçeleri isyan halinde...…
En son ne zaman uzandınız çimenlere? Ne zaman okşadınız bir çocuğun saçlarını? En son ne zaman aşk dolu bir rüya gördünüz…
Ben senin unuttuğun yerlerin adamı Bir yudum deniz suyuyla geldim Gözlerimde bir avuç tuzlu denizle...…
Ben seni böyle bir gecede terkettim. Seni terkettim. Önce adını. Kitaplarını.Çiçeklerini. Ellerini en sonra. Senin için şehrin lacivert gecelerini de terkettim.Banklarını ateşe…
İçimde bir gülistan, gülistanda çiğdem var Aklımda köpük köpük, coşkulu sular Kendi tenhalığımda şarkılar söylüyorum Sesime kulak ver bu sonbahar akşamı…
Sen yoksun... Acıdan elbisemi koyuyorum çantama. Sen yoksun... Kısaca, öldüm diyorum…