Lelia'nın Şairi...
R Râzı ( Ö.Saraç)
0
Altın Yaprak
"Gel" derken
yanmaya hazır olunmayı bekler Lelia
çünkü
Havva'nın kadınlarındandır.
Vazgeçilmezliği
Adem'in cennet yalnızlığından...
Lelia,
büyülü baloların melek yüzlüsü.
Salına salına gezinir ceylan rengi
iştahlı bakışların simasında
ve unutur
kadınca yalnızlığın/ın ayazını
eti parçalanınca.
Çakıl taşı kesikleri kalır şafak vakti
yağma sonu, ayak ucunda.
Şair,
yeni terlemiş bıyıklarınca
budala.
Genç yaşının yeni yetme halleriyle
aşık.
Bu yüzden
Lelia'nın, gerdanından devşirdiği
en ölünesi merasimlerin
çıplak ayaklı sanığı.
Kelimelerini damarlarından çıkarır
sökerek,
kan kızılı cümleleriyle
Lelia'nın girdaplarında alır
soluğu.
Lelia yağmalanmış uyanır her sabah
perdeleri kapalı, mevsimsiz cemrelere.
İçinde ağrılı kangrenler
ve yüzünde akşamdan kalma
boyası akmış maskeler.
Sahipsiz elleriyle yıkar yüzünü Lelia.
Çoktan gem vurulmuş kadınlığında
yaralı uçurumların izi var
ve göğüs uçlarında eskimiş nice bahar.
Şair,
kırılmış filizlerini yeşertme telaşıyla
pencere önlerinde
kalem ucu kadar öksüz
sokağın gölgesinde.
Ebedi mahkum olmaya razı
Lelia'nın düş yutan gözlerinde.
Lelia,
tenine yabancı aşkı
yüreğinin kıyılarında beklemekten yorgun.
Naftalin kokulu
el sürülmemiş dişiliği.
Derin kudsiyetler!
afarozlara çalmış ruhunu
ve karanlık odalarda
defalarca çekilmiş pimi
ama Lelia kadın
tüm dişlileri kırılsada çarklarının
kadınsı bir dokunuşla yeşertmiş
kurak yazlarını hayatın/ın.
Lelia kor ateş,
yüzüne iliştirdiği umursamaz tavrı
ve dizginsiz hüzzam kahkahasıyla.
Şair,
buruşturulmuş kağıt yalnızlığında
kırık masasının en ücra köşesinde
ölüm döşeğinde.
Lelia'ya attığı her adımda
biraz daha uzaklaşan düşler kalır
zayıf parmaklarında
ki her biri alışıktır
kalem eziğiyle yatmaya.
Şair,
tüm gemilerini yakıp
Lelia'nın ismine zincirlenmiş
tecrübesiz Yusufçuk,
ateşe savdalı.
Her nefesinde yakılmayı bekleyen
Lelia'nın ellerinden.
... ... ... ... ...
... ... ... ... ...
Toprak kokan bir yağmurda
tedirgin silah sesleri.
Jilet keskinliğinde derin bir ıssızlık.
Damla damla ufalanmış şiirlerin koynunda
iki beden
bir mezarlık...
[Hayat kanayan yanlarıyla
suyla buluşur ve yine yola koyulur
sırtında kefenleriyle...]
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş