Oyuncak Mezarlığı...
R Râzı ( Ö.Saraç)
0
Altın Yaprak
Kapının eşiğinde bir çocuk
-süpürülmüş gibi-
beklemekte.
Küçücük parmaklarında diş izleri
ve
kırılmış camdan bûseler ceplerinde.
Sobelenmiş de düşmüş yüzü
yalancı mevsimlere.
Biraz ileride başka biri,
kafası eğri.
Yanaklarındaki gamzelerde
yakılmış da hayalleri kül kül bakıyor
yüzüne kapadığı parmaklıkların ardından.
Yatağın üzerinde bir gelin,
duvağı açılmamış.
Nasibi tırnaklarının arasında
son nefesini veriyor.
Kirpiklerinde martılar çığlık çığlığa
ölmüş gülleri topluyor.
Otuz beşlerinde bir adam
yerde boylu boyunca.
Yanaklarında
gözyaşları gezinmiş derin çukurlar.
Dudaklarında, kendine
sigara sarısı beddualar
ve boynunda
gemici düğümü urganla
kaçı/nı/lmaz ölüm var.
Yanı başında bacağı kırık piyano
notaları sökülmüş beste çalıyor.
Çırılçıplak bir kadın
olmayan göğüs kafesinde
mikrofon arıyor.
Yırtılmış sayfalarına
öfke çizilmiş bir defter
saklanmış, masanın tozlu yüzüne.
Tek tek batırılmış boya kalemleri
en çok da siyah.
Gözlerine.
Masanın altında yüzünü saklıyor
kanatları koparılmış bir melek.
İblisin koynunda zoraki.
Cennete nasıl dönecek…
Kan ter içinde gecenin dördüne uyandım.
Allah'ım !
Neden yüzlerinde hep ben vardım….
Denizli ·
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş