Şair Ve Dilsiz Şehir...
R Râzı ( Ö.Saraç)
0
Altın Yaprak
Pastel bir sonbahar da canına kıyan
sararmış yaprak gibi,
dilinin ucunda kanatırken Şair
kendisini,
hiçbir kitap yazmaz
veda bûsesini.
Şair/ler/in dilsizdir şehirleri…
Mevsimi değil dediğin her cümle
boğazında düğümlenmiştir az önce
şehrin
ki ayağını basmadığın her zerresine
aşk ayağını basar
Şair'in…
Turnalar ölür şehirde
vakti gelmeden,
sen
Şairi uçurumun dudaklarında gezdirirken.
… yüzüne yerleştirdiğin kahkahaları topla
ki gömülsünler şairin gölgesine
usulca…
Kelimelerinin en keskin yerlerini yaz
mezar taşlarına
ve git uzun sürecek bir sessizliğe.
Bıçak kemiğe dayanmadan gelme !
Her bıçak
emir gelmeden kesmez nasılsa
ki hüzün, çoğu zaman güzeldir
ellerinden olunca.
Şehir akrebin kıskacında uyur
sokak lambalarının eskimiş ninnileriyle,
perdeler/in/e iğnelenmiş uzak ihtimaller
gözyaşı kokar
kör cümleler kusulur
her gece.
Ayaklarında sen taşıyan ebabiller
Şairi arar
avuçlarının içine kazınmış caddelerde
yine…
Bak ! Zaman boşluğu doğuruyor.
/ Boşluk !
Ne yana gideceğini bilmediğin bir an da
yüzüne yerleşen telaş var ya
yada
hani
gözünün önünde ben varmış gibi…/
Şair,
parasının yettiği ucuz içki eşliğinde
aşk üzerine pespaye konuşmalar demliyor
ve
kadeh kadeh mutluluk resmi çiziyor
yüzünün orta yerine şehrin/in.
Sessizlik…
Ebabiller yaklaşıyor…
Unutmak … yalan.
Sen Leyla olmasan da
Şair sende bir Leyla bulur … utanmadan,
Adem'in bildiği lisandan
ki faydasızsa hayır ! demek
günaha girer Şair hesabından korkmadan.
Anlamıyorsun…
Bu şehir sana yasak.
Siyaha boyadığın her mavi
düşlerine girer, kapılarda kalırsın
ve Şair yetişip yazmasa şiirleri
nefes alamazsın.
Aldanma !
Kendisinden bahsetmez Şair
bu yüzden dilsizdir şehirler,
bir sır
bazen bin asır yalnızlık eder...
Şimdi git !
Arkana bakma !
Şehirde kapana kısıldı Şair.
Ebabiller çığlık çığlığa teninde
yine…
Denizli ·
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş