Alacakaranlık -2-

R Rengin Alacaatlı
0 Altın Yaprak
ay ışığının gümüşî aydınlığı vuruyordu mısralarıma; serin bir gecenin ürpertisinde cebinde endişeleri ile hüzünlü bir adam sabaha yürüyordu… kara sevdası sel olurken mazgallarda onun için çarpan yüreği yangınlarda kordu ruhunun derinlerinde yankılanan kendi sesiydi söylediklerinin mahcup huzursuzluğu ve duyamadığı sevda sözlerinin hasretiyle döküldü dizeler dilinden; "___ kirpiklerimde sözcüklerin ağlıyor ____dilimde bir sevda türküsü dağlıyor ____ılgıt ılgıt rüzgarda yüreğim üşüyor ____bakışlarının uçurumunda koyma beni____ " cisil cisil yağmurun ıslaklığı vuruyordu mısralarıma; avuçlarında söyleyemediği cümleleri ile alacakaranlıkta hüzünlü bir kadın ağlıyordu… tarifsiz duyguların girdabında, çıkmazlarda kendi iç savaşlarının yenilgisinde, olmazlarda çaresiz ve yönsüz yarınlarına bıraktı gözyaşlarını usulca ağladı itirafından korkarak yaşlar süzüldü dudaklarına her bir damla dize oldu; "___sana çarpan yüreğimi atma ateşlere ____sakınır saklarım seni her şeyden ____bir nefes kadar içimde ____bir ömür kadar bende ____derinlerde bir yerde ____öylesine özel ____öylesine benimle____" ışıyan güneşin ilk sıcaklığı vuruyordu mısralarıma; yeni umutlar ile doğan sabahın çimen kokusundaki tuhaf büyünün doldurduğu yüreklerin birlikteliğinde bir kadın ve bir adam aydınlığa yürüyordu

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.