Al al..
S Sevinç Uslu
0
Altın Yaprak
benim mürekkepsizliğim olmaz yaşamaktan
çok eski bir topraktan türer yeniden telâşem
aşk kokar öyle birdenbire derin
henüz öpülmemiş fısıltıyla kimseye değmeden
aklımın divitine bandırıp çizdiğim
dirim zambağıdır dilce resimlerim
sahicidir hangine uzansan
varmak üzere kendine yürüdüğün günlerinden
çocuk sesleri dolar gömleğinin cebine
şairliğinin geçtiği hüsnüyusuf sokaklarından geçmişinin
yüreğince al al
gönlümden tez yalın sevgi sıvanmıştır ağzıma
emanet durmaz tenimde temiz çamaşırlarım
kutsal gerçeğin huzuruyla ezel ebet
tekbir anlamın kutsallığından dokunmuştur kumaşım
ben ki, Türkçe bir sofrayım ekmeğini bölüşen
emeğimi terlediğim, hayat pişiren ocağında acunun
elbet gözlerimin yosun tutmuşluğu da var
dip vurgunluğundan yorgun hal zamanlarının
mor halkalı gün altlarıyla gözelerimin küllerine gömülmüşlüğüm
elimde hüzün filesi ve geceye sürgün memuriyetimle mesela
eksik insanlık haritasında açık saçık sövmüşlüğüm var
düşünürüm ah! devran
ömür merdivenlerini çıkarken bir bir
hasede ve kine sürtünen gafil
yılan derisi gibi kişilik değiştirerek sürekli
hesabını verebilecek mi mahşerde kara fikrinin ve fücurun
yarın ölülerimizi yıkarken son süratle içimizin suyu
yani bu gök, soluğumun meramını bilir ah! efendim
benim kavgamdan ve sevdamdan sapmışlığım olmaz
bir tek doğrudan mayalanmıştır düşün atlasım
nasıl eğilip okursan koltuğumun altındaki şiirleri
öyle zambak resimleri düşer zihninin varlık bahçelerine
aslımın cepkeniyle ısınır şafağı kar duvaklı kimliğin
al al hissettiğince
...
( hare / 2008 – İstanbul )
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş