Hicret Kervanı

T Talat Ülker
0 Altın Yaprak
Ben hangi mekâna hicret edeyim Dünya yüreğimden dardır sevdiğim Kime sığınayım nere gideyim Muhannette mihnet zordur sevdiğim Dünyayı sırtıma almış gibiyim Dipsiz bir ummana dalmış gibiyim Ben kendimde mahsur kalmış gibiyim Yolum ıssız dağım kardır sevdiğim Kâh çölde avare kâh dağ aşarım Gördüğüm serap da olsa koşarım İçimdeki uçuruma düşerim Etrafım taş duvar surdur sevdiğim Ferhat da kim o gönlümün çırağı Saplarım böğrüne taşın tırnağı Delemezsem eritirim bu dağı Gönlümde kırk körük vardır sevdiğim Neyleyeyim değişmiyor netice Yağıyor başıma dert ince ince Bütün yıldızları göğün bu gece Sinemde tutuşan kordur sevdiğim Gam gelir başıma yıkar yapımı Dert elimden alır gönül tapumu Ve bir tek hüzündür çalan kapımı Ki o en vefalı yardır sevdiğim Hangi dala atayım ki elimi Sana bile arz edemem halimi Sükût da sohbet de bağlar dilimi Gayri ikisi de birdir sevdiğim Gündüz aklın pazarında hamalım Gece gönül çarşısında tellalım Müşterim yok gene tükenir malım Günüm zarar gecem kârdır sevdiğim Bu pazarda gerek yoktur kefile Zarara alıştım kâr da nafile Ya mihmandarı ol götür menzile Ya da bu kervanı durdur sevdiğim

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.