Yol Havası
T Talat Ülker
0
Altın Yaprak
içimden geçen şehirler kalabalık
içinden geçtiğim şehirler tenha
yolları menzilsiz mekanlara konuyorum
göçebe hüzünler konuyor kirpiklerime
adresini şaşırmış avare avuntular biriktiriyor yüreğim
kalabalığında yitiyorum yığınların
içinden geçtiğim şehirlerde bırakma beni
içimden geçen şehirleri teslim al
tut, mavi rüzgarlarla savur beni
içimdeki ırmaklara düğüm at
ve tedbirsiz yüreğime dizgin vur
korkum ol
susuşun düşünce geceye
bir yanımı eksik bıraktı yollar
sensiz kaç şehre vardım
ve kaç şehir geçti benden sen yokken
sayamadım
kendimden çıkıp kendime vardım hep
dönüp durdum etrafımda
muhabbetin meclisinde dem tutmuş
bir salkım üzümdü gözlerin
bil ki gözlerinle esriyince
aşkın semahına kalkar yüreğim
kırkım ol
gel
koma beni orta yerde
tenden öteye götür
bende bırakma beni
benden öteye götür
ayır beni yığınlardan
tut elimden semaya çek
beni allayıp pulla yar
farkım ol
hatıralarım çalıntı
duygularım tarumar
yırtık bir gölge gibidir hafızam
gecemi onaran bir büyüdür yüzün
okuduğum şiir
dinlediğim masal
yahut rüzgar sesli akşamlardan derlenmiş
öyküm ol
kuyudayım
salmaz kervancımı eşkıyalar
gecemin karanlığında züleyha'nın gözleri
kirpiklerimden damlıyor
parmaklarını kesen aşüftelerin kanları
ki ben zindanda
sarayda
yeni düşlere gebeyim
aşk kokulu ninnilerle uyut beni
uykum ol
başı karlı dağ gibidir yüreğim
gülüşün yüzüme değse kırılır
soğur ellerin ayazında tenimin
bakışların donar ufuklarımda
geceye dağıtma zülüflerini
ay yüzünü saklamasın peçesine bulutların
gece emzirmesin sükutu
hüzzam bir ezgiyle çal kapımı
şarkım ol
buzdan yıldızlarla dolar göklerim
gözlerinde genişlesin ufku gönlümün
göğe sığmıyor soluğum
yerle göğün arasında
canla tenin sıratında
arasat'ta yersiz yurtsuz
koma beni orta yerde
sığınağım
evim
barkım ol
her gece
duvarlarını yıkıyorum ömrümün
ve her sabah örüyorum yeniden
ırmakları ters mi akar
göğü çalıntı bulutların
sipariş yağmurlu baharlarda
vadisine sığmaz
bendini devirir selim
çarklarım homurdanır
canımı öğütür taşım
değirmen kur gözyaşıma
arkım ol
sükutu emziren gecelerde
güvercinlerin kanını emer yarasalar
sulara aksi düşer çığlıkların
nergisin gözlerini çalar hoyrat bir rüzgar
musikarın külü karışır ırmağa
hüzünlü bir akşamla gel
hüzzam bir ezgi getir dudaklarında
saçından üç tel ver sazıma
soluğundan üç avaz
türküm ol
rüzgara yaslansam ağaç devrilir
hüzün yangını yapraklar dalımda
alevim içime döker közümü
yel götürür külümü uzaklara
adımı adınla ansın diye dudaklar
öykümü öyküne katsın diye anlatan
hafızası kirlenmiş dimağlara
ateşten çizgilerle yaz adımı
bırakma beni soysuz rüzgarlara
asaletim, soyum sopum
ırkım ol
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş