Zaman sustuğu an gözlerinde Kaydım düşülüyor Kayıp düşler ülkesinde Canımda tuttuğum tüm çeteleleri…
1964 yılının soğuk bir kış günü dünyaya gelmiş ömrünü zulümle mücadeye mazlumun yanında olmaya adamış bu uğurda hiç bir şeyden çekinmeden eylemlerini gerçekleştirmiş ve çizgisinden hiç sapmamıştır bildiği doğruları toplumla paylaşmak için şiirleri mesaj olarak seçen insanları aydınlığa davet eden ve aşkla şiirlerini ele alarak yazmaya gayret gösteren şair Malatya'da ikamet etmekte olup bir kamu kurumunda memurluk yapmaktadır Turhan Toy
- Güller Ve Sürüngenler (Roman)
Turhan Toy şiirleri
Ayın dolun haline oturmuş Aşk anahtarını astığım Venüs'ü seyrediyorum Bir de, ant dağlarının tepelerinde seni…
aşk busesini kondurmakta beyin zarıma ayrılık kaldırımları tartaklıyor son nefes sarhoşluğuyla gece yalpalayarak tavaf ederken şafağı…
mehtabın şavkına düşer ayazım hep kışta kalmışım nerede yazım seven gönüllerde yoktan da azım .............toplada zerremi ben varım sansın…
Kızıl bir gurup vakti, geçiyordum kıyından Kızıl kıyamet koptu, nefesin düştü cana Kızıl halesi çoktu, aya çarptım ey Rana Kızıl lalemiz yoktu, yandı hazan ayından…
Bir yıldız kaydığında yorgun düşlere Ayın yongasıdır tırnaklarıma batan Nedendir bu hüzün bu kaçış neden Hazanda taşlara düşen bu bakış…
suskuya teslim bakış yalarken yakamozu hicran bohçalanır vurulur omuzlara devri alem devrilir iki kaş arasında avaz lal, korku kumral, hasretin sofrasında…
umudun son kervanı geçiyorken dağlardan ah çöle düşmüş gölge hemen gitme kal biraz yüzlerinde serçenin gülümsemesi kalmış emanetin hamalı asrın mültecisi var…
Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak Kutupların soğuğu gibi sesim Yüreğini yakacak Ruhunu kavuracak…
Taşlara yamanmış yüz Kaskatı kramp mimiklerinde Kutsuyorsun küflü kelimeleri Ham balonlar uçurmak neyine…
tünesin fecr kaldırıma gurbeti çağrıştırsın gölge yönelirken yorgun yüze kümelenir toprak sızı…
Sevgililer günüymüş Yansın yeterse bir dem Emsin ateşler dili Hüznün kalıbında ten…
Ey gölgesi kayıp ev Sıcacık yüreğe inşa edilen koca ülke Özgür iklimlerin tutuşturduğu yanıklık Sokak ortalarını serinleten düş mavisi…
geceler telaşla koşuyordu gölgeme bir gece kuşu daha uçuyordu avuçlarından yırtıyordu gecenin karanlığını baykuş sesleri arz inliyordu yıldızların aksine…
kaldırımlarda tartaklanır faili meçhul cümleler rüzgarın atına binmiş nal izleri çıkmayan yolda kangren bulutlarda dolaşır…
15 / 20 gösteriliyor