Sabır Kalesi

T Turhan Toy
0 Altın Yaprak
Ey gölgesi kayıp ev Sıcacık yüreğe inşa edilen koca ülke Özgür iklimlerin tutuşturduğu yanıklık Sokak ortalarını serinleten düş mavisi Güllerin kol kola girdiği çelenk Ufukta hercai gün ışığı Usul usul damıtır ay suları Annem geçer yerçekimi şenliklerde Yanağında kuşluktan bir çil sabahın Papatyalar gibi bir avuç toprağa serptik gönlümüzü Toprak kadar cömert Toprak kadar vefalı yüreğine annem Ah o yuvayı yaptığın günler Kalıp kalıp kerpiçlerin terinde Bir temmuz vardı birde sen vardın Çatlamış dudaklarını efkârla ıslatıp Koskoca bir dünya kuruyordun minicik çekirdeğin özünde Duvarlardan sızarken katıksız sevgin En zifiri karanlıkta gülümsüyordun yıldızlara Artık karanlıklardan korkmuyordum Şimşekler çakıyormuş aldırmıyordum Şefkatin örtüyordu üzerimizi Ne gücün tükeniyordu ne merhametin Yorgun gece omuzlarında uyuyordu Sen yine dimdik ayakta duruyordun Annem Ben yine sana muhtacım Sen yine sabrın kalesi Serçeler buğu taşır tüner kirpiklerine İpil ipil merhamet sağılır gecelere Zemzemin izi kalır dudağın değdiğinde Fecre çentik atar her gecenin ninnisi Beşiğimi sarmalar efsunlu nefes Çekerim derin derin kokunu yüreğinden İzler kaybolduğunda tutarım eteğinden Tülbent tuzunda tüter gözyaşı rayihası imlere ayna tutar yanar ana mahyası Annem hala başım sol göğsünde Sen ki sağ göğsünden doyurursun âlemi Büyüdüm bak, boy boy çocuklarım Bak, boy boy çocukların desem de Bilirim çocuklar büyümez anne Ayağıma diken batsa her yanın sızlar Buram buram şefkat dökersin insanlığa Çiçeklerin biriktirip arıların taşıdığı sen Yürüdümse, konuştumsa, güldümse, ağladımsa sen Sen ki Hacer'deki susuzluk, Sara'da uykusuzluk Amine'deki muştu, Hatice'deki huşu Meryem'deki letafet, Fatıma'da zerafetsin Ey hakkı ödenemeyen gonca Rüyaların en güzel konuğu Sen ki canların cananısın Bu ihanet diyarında Herkes gitse bir tek sen kalırsın Teninde tipi titrer açılır bütün yollar Göğsünde güneş erir yanar yırtılır yıllar Yüklendin en mukaddes ismi omuzlarına Taktığında nişanı cennet kokan parmağa Öptü avuçlarını perdesi kalkmış dua Iskaladığında renkler saçının her telini Bir tutam gece serptim gün düşmeden zülfüne Sen şefkati topla ben yağayım sabaha Müjdeli asırlara düşürelim cemreyi Zaman tersine akıp öze büründüğünde Kanadının altında gölgelenecek gölge Tarihe not düşülen en masum mürebbiye Dizlerinin dibinde turab olsun talebe

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.