Park Otel
V
0
Altın Yaprak
Eylül tüylerini serdi şehre. Altın
tüy sağnağı... Korunamaz ki bundan
hiç kimse? Kasvetli pervaz, ölü
yaz ışıklarıyla yıkanıyor. Eriyor lehim,
yorgun cam ateşleriyle meyus
ikindinin. Hatırlamak - hah - nafile!
Zaim koleksiyonu zamanın. Bir otel
de teyellenebilir oraya, kuruttuğu
böcekler gibi keskin eczanın. Tene
sürdükçe daha derine işleyen ayna
tozları. Mürekkeple sevişen melekler, ah
dağıldılar fecirle. Saatler iri gül
yapraklarını soyundu. Ne yapsak işte
akıyor ağır madde, kanlı bir iğne
ucunda çırpınıp duran ömrümüze.
Bu şiiri puanla
Henüz puan verilmemiş