Kovgun

A Adnan Durmaz
0 Altın Yaprak
bir posa gibi bırakıp geride bir leşin pörsümüş barsakları gibi bırakıp caddeleri sokakları bir kentten ayrılmak bakır çalığı bir tadla ağzında alıp iki yanına nadaslanmış tarlaları asfalt hercai bulutlar darmadağın dumanlar arasında apartman hayaletleri suskun kabullenilmiş yaşamların yanından akıp gitmek yalnızlığın çamurları içinde atılmış bir pabuç teki gibi bırakmak bir kenti hangi kente varsa yolun birbirine benzer sokakları yalnızlık dolaşır caddelerinde kendini oyalayarak boş telaşlarda aşksızlık bakan gözleri ucu kırık gülümseyişleriyle bıkkınlık... yırtık giysileriyle ve ertelenmiş düşler ve çevreler sokakları tavsamış evliliklerin kafesleri yeni başlayan sevdalar yeşerir her mevsim nereye gitsen kimisi açmadan solar ilk bakışın kıyısında ölüm gibi gölge gibi ayrılık sürer aşkların izini bir şeyler bulaşır ruhuna hangi yolda yürüsen hangi insandan geçsen birine saati sorsan yüzündeki patikaya bakarsın nereye gider sokakta öpüşen sevgililer sularına yansır her kentin kişiliği başka bir iz bırakır duvarlarında sonunda dolar vakit sürgünsün seni çeker seni hadi yalnızlığın omzuna bırak ellerini bahtına kovgunluk düşmüş bir kere kendini almayı unutma sakın yine de bir şeyler kalır bu kentin anısında geldiğin zaman varsın gittiğin zaman yok ölsen kim bilir yokluğunu ve her kent bir yolunu bulup tükürür seni

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.