Taş Kalenin Kapıları

A Adnan Durmaz
0 Altın Yaprak
ben çekip giderim kalenin kapısından dağın alnacında günlenen bulutun terkisinde peşim sıra it gibi seyirten yalnızlık siğim siğim bir hüzün bırakırım boşluğumda ben geçip giderim sende kalsın yüreğinin sarpları koynumda yalnızlığıma okuntu getiren o delişmen düş heybemde sancıyla kılağılanmış suskunluk yolcuyum yazgım bu sende kalır birkaç imge kırılmış gölgeler kadar durgun sular kadar haşarı yaşanmamış düşlerimin kitabına yazılır duruşun gibi gece-ve senli ay zamanları boş hayaller atımın toynağında ezilir ve kekik kokulu esişinin gelmeyen rüzgarları memelerinin vadisi buhurun yüreğinin kezzap izi ve tam yaranın ortasında o yosma akşam suları bilinmezlik hanesine yazılır düşlerimin kim bilir nereye uzanan gülüşünün ufukları kültlerimiz başkaymış molozlarımız... başka harçlardan yapılmış yıkıntılarımız şarabi akşamlarda hançeri aylar saplanır da bağrıma ben bilinmez sevdalara atımı ılgarlar giderim "herkesi acıdan akraba sanmamız yanılgıymış" dedi hüznüm bundan olmalı düşümüzle çılgınca çoğalttık yanlışları kuşkusuz akşam yeli arındırır beni senden ve savururum bulutlara sana dair hülyaları yüreğinin vadilerinde at sürmediğim iklimlere vurulmam ben elveda ey kadın... elveda... kal hülyalarının sağnağında iyi ki açılmadı bana taş kalenin kapıları

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.