Yolcu

A Adnan Durmaz
0 Altın Yaprak
ah yollar kararmasın gece gelmeden gideyim tenha gülüşüne kasvet çöreklenmeden gideyim bakışımın yaralı turnasından birkaç kırık telek kalsın susuşum yanık bir imge ve yaşam kıpırtıları yosunlu taşlarımdan geçen bir de benden bulduğun yanlışların-cürümlerin-suçların incecik parmaklarınla tutulmuş muhasebesi acımdan bulduğun kir al kalsın sende yak ve ısınsın öfken gözü yollarda kalmasın ıssızlığımın kıraç hasret suları suretimsiz eksilir fazla beklenmeden gideyim verilmiş sözümüz yok ki ömrümüz buluşup ayrılmalar iklimi ahdı peyman etmedik bir yörük kilimi iyi bilir dilimi koptuğun geçmişin otlaklarında bir keçi gibi dolaşan hüzün benimle gider ve sen bilirsin yaşamak sürekli bir kopma hesap kitap karanlığında azar çığlığım fazla iteklenmeden gideyim yoksuluz şükür ki bulutları sevdik yüzümüzün patikalarında miskin yunus dolaşır ayışığında şakiler sökün eder uzun havalardan Bedreddin tutkular gömülüdür susuşun yarlarında bir yanı ölü-bir yanı diri günler bir yanı zemheri-bir yanı bahar demler bir yanı sevda-bir yanı kavga yürek bir yanı kan içinde bir yanı çağla gülüş bir yanı binyıllarda bir yanı bir solukta yaşamak şükür ki turnaları sevdik bir gülüşle ısınılan soğukları sevdalar yaratmak kekiklerden yıldızlara uzanan türkülerle destanlar nadaslamak umudun kıraçlarında düş harmanlamak karanlık gecelerin tınazında tam bize göre bir avuç dünyada binlerce renk dokuduk biz sevmeyi acıların kitabından okuduk yazılmamış tarihlerin ateşten yollarında yürürüz hala şimdi akşam düştü bilmediğim bir ülkedir gözlerin kirpikleri buz sarkıtı yaban gölgem dikenlenmeden gideyim ezberlenmiş özveriler dost için post olmanın tuhaflığı aşk için kelle koymak ekmeğini bölüşmek yaranı bölüşmek gözyaşını bölüşmek omuz vermek yıkılana emperyal sokaklarda ilkellik biçimleri klansal alışkanlıklar bilinir bizi tepeleyip geçmiş bütün ordular bilinir kerpiç evlerimiz birbirine omuz verir yalnızlıktan ağlayanlar olmadı buralarda hepside o ezberlenmiş ilkel duygularla her şeyin bir ederi olduğu dünyalarda yüreğimiz çöplüklere atılmadan gideyim gurbetçi ömürleriz nere yol vurduysa devran heybemize türküler doldurmadan gitmedik geride yoldaşlar koyan çağlayan sevdalarda içimizde ölüleri kendimiz katletmedik yaşam bir yol ayrımları iklimidir sen kendi yücelerinde kal ben daracık ıssızlarımıza kendimizi tüketmeden gideyim

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.