Yedi Tepeydi İstanbul

A Ahmet Yozgat
0 Altın Yaprak
B/. Bıçkın rüzgârların yaylavari avuçlarından Bir tek yüreğini kapabilmişim senin. İstanbul Yine sivri ve yedi tepeydi. Köyden yeni kaymıştı yıldızım. Ellerim sağırlaşmamıştı henüz. Cam göbeği gözlerimse bileyli bıçak sırtı... Cağaloğlunun çakırkeyif serkeşleri İnadına ve habire tütün üflüyorlardı Ankara caddesinin mosmor atmosferine. İ/. İstanbul Yine sivri ve yedi tepeydi. Denizden yana bıçkın ve kaçkın rüzgârlar Alıp alıp ozon alışkını esrik esintilerini Ayaklarıma çarpıyordu. Arzularım büzülmüştü utancından. Som ve altuniydi bedenin... O bıçkın rüzgârların avcundan Bir tek yüreğini kapabilmişim senin... İi/. İstanbul Yine yanmaya durmuştu En harlı ateşinde kendi külhanının. Ben beyazıt'ta Rezil bir arzunun hüzünhanesindeydim Ve kolayca bükmüştüm bileğini dünlerimin. Günlerimin biri mor Diğeri cavidânî bir çare gibiydi Kederimin kudurgan ve şarap kekreliğindeki sirkeci'sine. Oysa acemisiydim ve köyden yeni yekinmişti kaderim. Ama parmaklarımın dili pelteleşmemişti henüz. Gönlümse yakmıştı septe boğazında gemilerini... İii/... İstanbul Yine utanmaya durmuştu En rezil sevişinde yüksek kaldırımlı dükkanının. Laleli'nin yıkık kahküllü efeleri İştahla kesiyorlardı kaykık afilerini. Bugün denizden yana bereketliydim. Ozon kokan marmara esintileri İltica ediyorlardı iskele altlarına utancından Bnse bir tek yüreğini kapmışım senin Bıçkın rüzgârların avcundan... Y/... Yedi tepeli şehir Yine değirmi ve kıvrak kalçalı Ve kulağı sahte küpeli yosmaydı. Bense aksaray'da Mülteci bir duygunun darağacındaydım. Sabahın alacasına bürünen mahmureler Kederlerine binip binip Cibali tütün fabrikasına Ya da Karaköy'de Kepaze bir mavi sise dalıyorlardı. Yy/... Yedi tepeli şehir Yine bol virajlı Ve serseri hayatlara girip çıkan yollar ağıydı. Dalgıdı ne hikmetse sarayburnu leventleri Ki bıyıkları kolan gibi Tespihleri balmumu kehribariydi. Marmara'nın hırçın dalgaları Belki sevincinden Belki de utancından Körtopal bir dansın sarmalındaydı.... Bu gün som ve altunîydi bedenin. Bıçkın rüzgârların avucundan Bir tek yüreğini kapmışım senin... D/... Dersaadet yani islambol Yine sivri ve mistik minareleriyle Sufî bir destan kahramanıydı sanki. Ben fatih'te Hüznüme giydirip bir neftî derviş baranisini Kıyama durmuştum sevdanın mevlevihanesinde. Şu an köyüm uzak bir gelin duruşuydu. Ellerim yıldız sağmadaydı. Gönlümse soyunmuştu sahte elbisesini. Gözlerim kor kızıl Bıçak sırtı ki mor çeliktendi. Dd/... Konstantiniyye yani dersaadet Yine sivri ve mistik kuleleriyle Bizantik bir destan kahramanıydı sanki. Karagümrük berduşları Ayaklarının topuğuna topuğuna Ve kaderlerinin gözüne basıyorlardı. Sarayburnu hırçındı bu gün. Dalgalar kaçıyorlardı marmaraya utancından. Som ve altunîydi senin bedenin. Bıçkın ölümlerin avucundan Bir tek yüreğini kapmışım senin...

Bu şiire çeviri ekle ·

Bu şiiri puanla

Henüz puan verilmemiş

Yıldıza dokunarak 1–10 arası puan ver

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapmalısın.

Giriş yap

Bu şiire henüz yorum yapılmamış. İlk sen ol.

Sana daha iyi bir okuma deneyimi sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Kişisel verilerin KVKK ve GDPR kapsamında işlenir; hangi çerezlere izin verdiğini dilediğin zaman değiştirebilirsin.