Bedenim ip ucunda sallanırken Başka delil var mı diye Odadaki eşyaları karıştırma Savcı bey Düşünceli gözlerle…
Bu fotoğraf Umut tarlasına sahte tohum atarak Damarımda dolaşan eroinim olacak Bakışlarım arsızca yalvarırken…
Takvimlerden silinmeden bu kara leke Yıldızlar uyutmayın beni bu gece Öksüzlüğüm ve hüzün Güneşle birlikte doğacak bugün…
Sımsıcak bir gün ortası Mahşeri bir caddede Kaldırımlar kadar yorgun bir kadın yatıyordu…
Kirli elleriyle su satan çocuk Bugün Dünya Çocuklar günü Ticaret senin neyine Okulun da mı yok…
Yolunu gözlemekten yorgun düştü gözlerim Ürküntü vermiyorsun ey soğuk vuslat Vahşi bir kaplan gibi üstüme atlayarak Rakıyı içer gibi…
Beş yıl önce Hani özleminin gözyaşımı kuruttuğu tükenmek bilmeyen o gece Sigaralar duman duman…
Eski köylerde her şey köküne kadar doğaldı Uğruna güreşler tertip edilen kızlar Yüreğine methiyeler düzülen erkekler vardı Kullananlar eşyalara bir ad…
Bu gece tam kurtlara göre Yağdırıyor kasveti Bulutlar üzerimde mezar toprağı sanki Bereket kalmamış gözpınarımda…
Biliyorum üzmek istemiyorsun Sen yine de gel Bir milyonda bir ihtimal Şaşırıverir yüreğin adresini…
Yollarına çileler döşediğim bu karanlık bulvarda Bir bozuk musluğa dönse gözlerim Ve paklansa yüreğimin tüm hataları…
Gülüyorlardı Boynuna takılan siyah tasmayı Bir çelenk sayar gibi Bir tek yüzleri çocuk yüzüydü…
Her zamanki gibi İnsanlardan uzak Şiirlerle dumanlarla seninleyim şimdi Kurtuldun sanıyordun değil mi…
Kaybolan yıllarımın üstünü kazıyorum Gece korkuyor benden Yüreğim bir buzdağı gece üşüyor Patlamaya hazırlanmış barutum…
- Sen mi ektin toprağıma bu kayıtsızlığı Baharda donuyorum kışın bunalıyorum Güller mi kokusunu yitirdi artık Neden takvim yaprakları gittikçe kararıyor…
15 / 26 gösteriliyor